Asel
NECO
Psikolog Serap Ataş Demir
Köşe Yazarı
Psikolog Serap Ataş Demir
 

HİS’SİZLEŞME

HİS’SİZLEŞME   Bazen hiçbir şey hissedemeyecek kadar çok şey hissettiğiniz oluyor mu? Belki çok yoğun bir olay yaşanırken "Acaba neden üzülemiyorum/sevinemiyorum, neden bir şey hissedemiyorum?" dediğiniz? Belki çok güç bir durumun, olayın ortasındayken ya da bittiğinde… Bir cenazede, düğünde, sevdiğiniz biri hastalandığında… “Burada çok üzülürdüm ben, şimdi neden bir şey hissetmiyorum acaba?” diye düşünürken kendinizi buldunuz mu? Bunu aynı koltukta uzun süre oturmaya benzetebiliriz. Dikkatinizi özellikle ona vermedikçe veya hatırlatıcı bir şey olmadıkça oturduğunuz koltuğu sürekli olarak hissetmezsiniz, onu fark etmezsiniz bile. Duygularımız da bazen böyle olabilir; o kadar yoğun veya uzun süredir var olurlar ki, artık o duyguyu hissetmemeye başlarız. Beynimizin bir çeşit adaptasyonu ya da başa çıkma çabası diyebiliriz bu sürece. Tıpkı koltukta oturunca bedenimiz nasıl artık o koltuğu hissetmiyorsa, bir şeye çok üzülünce, kırılınca, artık bu duygu en tepe noktaya ulaşınca artık donuklaşabiliyoruz, çünkü artık onu hissedemiyoruz. Yani hissizleşmeye sebep olan şey tam tersi durum, çok hissediyor olmak! Savunma mekanizmalarımızdan en ironik olanlardan belki. Çok fazla yorgunken yattığınızda uyuyamamanız gibi. Böylesi durumlarda kendinize zaman vermek, bunun doğal olduğunu kabul etmek önemli. Birçok insan hayatının bazı dönemlerinde bunu yaşayabiliyor. Yani yalnız değilsiniz! Bu da bazı zamanlar için normal diyebiliriz, ancak elbette çok uzun sürüyorsa ve sizi rahatsız ediyor, günlük hayatınızı etkiliyorsa, kopuk bir moda geçmiş olabilirsiniz, o zaman uzman desteği almakta fayda var. Elbette tüm bunları yapabilmek için, en başta neyin içinde olduğunuzu fark etmek önemli... Normalde ne kadar üzülürdünüz, sevinirdiniz de şimdi nasıl hissettiniz? Duygu farkındalığı çok kıymetli… Çünkü koltukta oturduğunuzu en iyi ne zaman tam anlamıyla hissedersiniz? Ayağa kalktığınızda!
Ekleme Tarihi: 12 Mayıs 2022 - Perşembe

HİS’SİZLEŞME

HİS’SİZLEŞME

 

Bazen hiçbir şey hissedemeyecek kadar çok şey hissettiğiniz oluyor mu?

Belki çok yoğun bir olay yaşanırken "Acaba neden üzülemiyorum/sevinemiyorum, neden bir şey hissedemiyorum?" dediğiniz?

Belki çok güç bir durumun, olayın ortasındayken ya da bittiğinde…

Bir cenazede, düğünde, sevdiğiniz biri hastalandığında…

“Burada çok üzülürdüm ben, şimdi neden bir şey hissetmiyorum acaba?” diye düşünürken kendinizi buldunuz mu?

Bunu aynı koltukta uzun süre oturmaya benzetebiliriz. Dikkatinizi özellikle ona vermedikçe veya hatırlatıcı bir şey olmadıkça oturduğunuz koltuğu sürekli olarak hissetmezsiniz, onu fark etmezsiniz bile.

Duygularımız da bazen böyle olabilir; o kadar yoğun veya uzun süredir var olurlar ki, artık o duyguyu hissetmemeye başlarız.

Beynimizin bir çeşit adaptasyonu ya da başa çıkma çabası diyebiliriz bu sürece.

Tıpkı koltukta oturunca bedenimiz nasıl artık o koltuğu hissetmiyorsa, bir şeye çok üzülünce, kırılınca, artık bu duygu en tepe noktaya ulaşınca artık donuklaşabiliyoruz, çünkü artık onu hissedemiyoruz.

Yani hissizleşmeye sebep olan şey tam tersi durum, çok hissediyor olmak!

Savunma mekanizmalarımızdan en ironik olanlardan belki. Çok fazla yorgunken yattığınızda uyuyamamanız gibi.

Böylesi durumlarda kendinize zaman vermek, bunun doğal olduğunu kabul etmek önemli. Birçok insan hayatının bazı dönemlerinde bunu yaşayabiliyor. Yani yalnız değilsiniz!

Bu da bazı zamanlar için normal diyebiliriz, ancak elbette çok uzun sürüyorsa ve sizi rahatsız ediyor, günlük hayatınızı etkiliyorsa, kopuk bir moda geçmiş olabilirsiniz, o zaman uzman desteği almakta fayda var.

Elbette tüm bunları yapabilmek için, en başta neyin içinde olduğunuzu fark etmek önemli... Normalde ne kadar üzülürdünüz, sevinirdiniz de şimdi nasıl hissettiniz? Duygu farkındalığı çok kıymetli…

Çünkü koltukta oturduğunuzu en iyi ne zaman tam anlamıyla hissedersiniz?

Ayağa kalktığınızda!

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve huraydingazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.