Mavişehir’in Sessiz Dönüşümü: Bir Projenin Hikâyesi
Didim’in Mavişehir bölgesini yıllardır bilenler hatırlar…
Orası bir zamanlar, hepimizin yolu düşse de hızlı adımlarla geçip gittiği, bakımsız, atıl, mezbelelik bir alandı. Ne nefes alan bir yaşam vardı ne umut veren bir dokunuş… Kaderine terk edilmiş bir köşeydi işte.
Beş Ayda Değişen Bir Hayat
Atatürk Kültür ve Yaşam Alanı Projesi…
Adını ilk duyduğumda “Acaba nasıl bir şey çıkacak?” diye merak ediyordum. Meğer yaklaşık 60 bin metrekarelik koca bir alanın belediyenin kendi gücüyle, kendi işçisiyle, kendi araçlarıyla sadece beş ayda baştan aşağı değişeceğini bilmiyormuşum.
Belediye çalışanlarından biri şöyle dedi:
“Sabah altı, gece üç… Yorulduk ama değdi. Baksanıza insanların yüzüne…”
Bu cümle bile aslında projenin ruhunu anlatmaya yetiyor.
Çocuk Kahkahaları, Temiz Bir Sahil ve Hayatın Ritmi
Yeni yaşam alanında dolaşırken ilk dikkatimi çeken, çocuk oyun alanlarından gelen kahkahalardı. Bir çocuğun gülüşü kolaydır ama bir mahallenin yüzünü güldürmek zordur. İşte Mavişehir’deki değişim tam olarak bu duyguyu yaşatıyor.
Yetişkinler denizi izlerken spor yapıyor, gençler sahilde nefes alıyor..
19 Mayıs’a Yakışan Bir Açılış
Açılış gününü bilerek seçmişler:
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı.
Hem tarihe hem ruha uygun.
Sahneye çıktığında Gençay kendinden emin, sakin ama güçlü bir tonla konuştu:
“Biz burada yalnızca bir yaşam alanı kurmadık.
Belediyecilik anlayışımızı da ortaya koyduk.
İsraf eden değil üreten, savuran değil koruyan bir yönetimiz.”
Bu cümlenin salonun üzerine bıraktığı etkiyi hissetmemek mümkün değildi.
Sonra tasarrufla ilgili rakamları söyledi:
166 milyon lira.
Bu meblağ ile belediyenin yeni iş makineleri alması…
Bugünün ekonomik şartlarında kulağa hamaset gibi değil, akılcılık gibi geliyor.
Ve bir kez daha altını çizdi:
“Atatürk’ün yolunda yürümek konuşmakla değil; çalışmakla, üretmekle olur.”
Kurdele Yok, Emek Var
Açılış törenleri genelde protokolün sıkıcı sıradanlığıyla yapılır.
Ama burada ince bir dokunuş vardı.
Projede emeği geçen birim şefleri tek tek sahneye davet edildi.
Kurdele kesilmedi; bunun yerine binlerce Didimli ile geri sayım yapıldı. Gökyüzü havai fişeklerle aydınlanırken, aşağıdaki meydanda tam bir dayanışma ve gurur havası vardı.
Bu görüntü bana şunu hissettirdi:
Mavişehir artık bir proje değil, bir topluluk başarısı.
Ve Sonuç: Şehrin Yeni Nefes Borusu
Atıl durumdaki bir alan, bugün Didim’in en değerli sosyal yaşam merkezine dönüşmüş durumda.
Hem ekonomik hem sosyal olarak herkesin nefes alabildiği yeni bir alan…
Bayramda gittim gördüm ve gezdim herkes mutlu herkes memnun..
Teşekkürler Başkan.
Teşekkürler emekçiler.
Mavişehir’e yeniden hayat verdiğiniz için…
Kalın Sağlıcakla




