NCDT
İşeri
Didim Seyahat
Yavuz
Veysel Özyurt
Köşe Yazarı
Veysel Özyurt
 

MİHRİBAN H'ALAYI

MİHRİBAN H'ALAYI   Bir önceki yazımda Mihriban şiirinin hikayesini ve türküye dönüşmesini anlatmıştım. Bu yazımda da elimden geldiğince türkünün halay müziğine dönüştürülmesi saygısızlığını anlatacağım. Çünkü halka mal olmuş aşk şiiri ve aşk türküsü üstüne halay çekmesini bilinçsizlikle birlikte bir parça saygısızlık olarak görüyorum. Hepimiz Mihriban türküsünü neredeyse ezbere biliriz. Türk edebiyatının bu efsanevi şiirinin ünü Musa Eroğlu'nun bestesiyle daha da artmış, dilden dile dolaşmaya başlamıştı. Şiir Abdurrahim Karakoç tarafından güçlü duygularla yazılmış efsanevi bir aşk şiiriydi. Türküde ise Musa Eroğlu bizlere tam bir halk müziği örneği sunuyordu. Türkü daha ilk saniyelerinde bağlamanın girişiyle bizi uzaklara götürüyor ve sözlerin anlamlarıyla hüzünlenmeye, düşünmeye sevk ediyordu.   Yıllar önce katıldığım düğünlerde buna şahit olmuştum tuhafıma gitmiş ve bu durumu yadırgamıştım. Ortada bir yanlışlık vardı hissediyordum. Yıllar sonra incelediğim ve kavrayabildiğim biçimde anlatmaya çalışayım. Türkünün düğünlere uyarlanan versiyonunda bağlama ve destekleyici ritim çalgılar yerine org ve davullar vardı. Türkünün üzerinde oynamalar bu kadarla da kalmıyor türkünün ritmi de bir parça yavaşlatılarak çalınıyordu. Ve insanlar umursamaz bir şekilde müziğe ayak uydurup ağır adımlarla halay çekiyorlardı. Maalesef buna benzer birkaç üzücü örnek daha var. Mesela Âşık Mahzuni Şerif'in 'Ağla Gözüm Ağla' türküsünü örnek verebiliriz. Türküye tempo ve ses efektleri eklenerek ritmi yükseltilmiş remiks yapılmıştı. Ve bu remiks üzerine sosyal medya deyimi ile bir akım başlatılmıştı. Daha çok genç kesimden insanlar dans ettikleri videolar üzerine bu genetiği değiştirilmiş Ağla Gözüm Ağla müziğini ekleyerek etkileşim oluşturmaya çalıştılar.   Böyle destansı bir aşktan doğan destansı şiirin ve o muazzam türkünün halaya dönüşmesi, ayağa düşmesi her edebiyat severi üzdüğüne eminim. Türkünün şiirden daha fazla bilinmesi edebiyat bilgimiz ve okuma alışkanlığımız açısından kaygı uyandırıcı. Bu durum kültürümüzü koruyamadığımızın en açık göstergesi. Türk Edebiyatı'nın ve Türk Halk Müziği'nin bu önemli eserini düğünlerde halay müziği yapmak, sanata, sanatçıya ve hatta dinleyicine bile büyük bir ayıptır, saygısızlıktır. Güzelim aşk türküsüyle düğünlerde terler içinde halay çekmek, adeta bununla alay etmektir, Mihriban h'alayı...  
Ekleme Tarihi: 01 Nisan 2026 -Çarşamba

MİHRİBAN H'ALAYI

MİHRİBAN H'ALAYI

 

Bir önceki yazımda Mihriban şiirinin hikayesini ve türküye dönüşmesini anlatmıştım. Bu yazımda da elimden geldiğince türkünün halay müziğine dönüştürülmesi saygısızlığını anlatacağım. Çünkü halka mal olmuş aşk şiiri ve aşk türküsü üstüne halay çekmesini bilinçsizlikle birlikte bir parça saygısızlık olarak görüyorum. Hepimiz Mihriban türküsünü neredeyse ezbere biliriz. Türk edebiyatının bu efsanevi şiirinin ünü Musa Eroğlu'nun bestesiyle daha da artmış, dilden dile dolaşmaya başlamıştı. Şiir Abdurrahim Karakoç tarafından güçlü duygularla yazılmış efsanevi bir aşk şiiriydi. Türküde ise Musa Eroğlu bizlere tam bir halk müziği örneği sunuyordu. Türkü daha ilk saniyelerinde bağlamanın girişiyle bizi uzaklara götürüyor ve sözlerin anlamlarıyla hüzünlenmeye, düşünmeye sevk ediyordu.

 

Yıllar önce katıldığım düğünlerde buna şahit olmuştum tuhafıma gitmiş ve bu durumu yadırgamıştım. Ortada bir yanlışlık vardı hissediyordum. Yıllar sonra incelediğim ve kavrayabildiğim biçimde anlatmaya çalışayım. Türkünün düğünlere uyarlanan versiyonunda bağlama ve destekleyici ritim çalgılar yerine org ve davullar vardı. Türkünün üzerinde oynamalar bu kadarla da kalmıyor türkünün ritmi de bir parça yavaşlatılarak çalınıyordu. Ve insanlar umursamaz bir şekilde müziğe ayak uydurup ağır adımlarla halay çekiyorlardı. Maalesef buna benzer birkaç üzücü örnek daha var. Mesela Âşık Mahzuni Şerif'in 'Ağla Gözüm Ağla' türküsünü örnek verebiliriz. Türküye tempo ve ses efektleri eklenerek ritmi yükseltilmiş remiks yapılmıştı. Ve bu remiks üzerine sosyal medya deyimi ile bir akım başlatılmıştı. Daha çok genç kesimden insanlar dans ettikleri videolar üzerine bu genetiği değiştirilmiş Ağla Gözüm Ağla müziğini ekleyerek etkileşim oluşturmaya çalıştılar.

 

Böyle destansı bir aşktan doğan destansı şiirin ve o muazzam türkünün halaya dönüşmesi, ayağa düşmesi her edebiyat severi üzdüğüne eminim. Türkünün şiirden daha fazla bilinmesi edebiyat bilgimiz ve okuma alışkanlığımız açısından kaygı uyandırıcı. Bu durum kültürümüzü koruyamadığımızın en açık göstergesi. Türk Edebiyatı'nın ve Türk Halk Müziği'nin bu önemli eserini düğünlerde halay müziği yapmak, sanata, sanatçıya ve hatta dinleyicine bile büyük bir ayıptır, saygısızlıktır. Güzelim aşk türküsüyle düğünlerde terler içinde halay çekmek, adeta bununla alay etmektir, Mihriban h'alayı...

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve huraydingazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.