NCDT
İşeri
Didim Seyahat
Veysel Özyurt
Köşe Yazarı
Veysel Özyurt
 

HATAY'DA KIRSAL BÖLGELER YOK OLUYOR

HATAY'DA KIRSAL BÖLGELER YOK OLUYOR   Hatay'da kırsal bölgeler azalıyor, şehir genişliyor. Şehrin yüzü ve yönü değişiyor. 6 Şubat depremlerinin ardından Hatay'da yeniden inşa süreci devam ediyor. Şehir merkezi ve şehir çevresinde deprem konutları yapımı olanca hızıyla devam ediyor. Dağlara, ormanlara, zeytinlik ve doğal alanlara deprem konutları yapılıyor. Doğal alanlara konut yapılması doğa dernekleri ve doğa severler tarafından eleştirilse de durdurulamadı ve konut yapımları devam ediyor. Bazı yapılarda yaşam çoktan başladı bazılarında da taşınma süresi var.   Depremin ilk zamanlarında depremzede vatandaşların barınması büyük bir problemdi ve belirsizdi. Bu yüzden vatandaşlar gerek deprem korkusu gerekse şehrin inşasının uzun süreceği ön görüsüyle kırsal bölgelere göç etmeye başlamıştı. Depremzede vatandaşlar satın aldıkları yerlere prefabrik veya betonarme evler yaptırdı. Şehirden köylere, kırsal alanlara göç her geçen gün artıyor. Şehir oldukça geniş bir alana yayılıyor, bu sebeple şehrin yüzü ve yönü kırsal alanlara kayıyor. Sonuç olarak ortaya çarpık ve dağınık görüntüler çıkıyor. Şehirden kırsala göçün pek çok olumsuz yönleri var. Şehirden kırsala göç ile bu yerlerin yapısı bozuldu, Hatay'ın doğasına telafisi mümkün olmayan zararlar verdi.   Bu göç yüzünden kırsal alanlarda bitki, ağaç kaybı ve su tüketimi artıyor. Flora ve faunanın zarara, değişime uğraması, belki de yok olması kaçınılmaz bir hal alıyor. Yerli halk hayvanlarını otlatacağı, gezdireceği yerler bulmakta zorlanıyor, daha uzaklara gitmek zorunda kalıyor. Kırsal alanlar, yani sakin ve doğal alanlar, herkesin birbirleriyle akraba olduğu, birbirini tanıdığı köyler. Buralarda demografik yapı bozuluyor. Doğup büyüdüğünüz, herkesi tanıdığınız bölgelere şehrin farklı yerlerinden yabancı insanların geldiğini düşünün. Deprem sonrası artan bu taşınma süreci yerli halk üzerinde yabancılaşma, gariplik, tedirginlik ve güvensizlik hissini doğuruyor.   Kırsal alanların bir diğer tehdidi ise taş ve maden ocakları oldu. Deprem sonra ÇED raporu aranmaksızın açılan taş ve maden ocakları doğaya telafisi mümkün olmayan zararlar veriyor. Hatay’ın Defne ilçesi Harbiye Mahallesi’nde bulunan büyük ilgi duyulan, doğa harikası Dekuk Şelalesi orada bulunan taş ocağının dinamit patlatması sonucu büyük tahribata uğradı. Bir süre sonra tekrar akmaya başlayan şelalenin suyu artık kirli, bulanık ve çamurlu akıyor. Bu; deprem sonrası Hatay’ın kırsal alanlarının aldığı zararlardan sadece bir tanesi...
Ekleme Tarihi: 19 Ocak 2026 -Pazartesi

HATAY'DA KIRSAL BÖLGELER YOK OLUYOR

HATAY'DA KIRSAL BÖLGELER YOK OLUYOR

 

Hatay'da kırsal bölgeler azalıyor, şehir genişliyor. Şehrin yüzü ve yönü değişiyor. 6 Şubat depremlerinin ardından Hatay'da yeniden inşa süreci devam ediyor. Şehir merkezi ve şehir çevresinde deprem konutları yapımı olanca hızıyla devam ediyor. Dağlara, ormanlara, zeytinlik ve doğal alanlara deprem konutları yapılıyor. Doğal alanlara konut yapılması doğa dernekleri ve doğa severler tarafından eleştirilse de durdurulamadı ve konut yapımları devam ediyor. Bazı yapılarda yaşam çoktan başladı bazılarında da taşınma süresi var.

 

Depremin ilk zamanlarında depremzede vatandaşların barınması büyük bir problemdi ve belirsizdi. Bu yüzden vatandaşlar gerek deprem korkusu gerekse şehrin inşasının uzun süreceği ön görüsüyle kırsal bölgelere göç etmeye başlamıştı. Depremzede vatandaşlar satın aldıkları yerlere prefabrik veya betonarme evler yaptırdı. Şehirden köylere, kırsal alanlara göç her geçen gün artıyor. Şehir oldukça geniş bir alana yayılıyor, bu sebeple şehrin yüzü ve yönü kırsal alanlara kayıyor. Sonuç olarak ortaya çarpık ve dağınık görüntüler çıkıyor. Şehirden kırsala göçün pek çok olumsuz yönleri var. Şehirden kırsala göç ile bu yerlerin yapısı bozuldu, Hatay'ın doğasına telafisi mümkün olmayan zararlar verdi.

 

Bu göç yüzünden kırsal alanlarda bitki, ağaç kaybı ve su tüketimi artıyor. Flora ve faunanın zarara, değişime uğraması, belki de yok olması kaçınılmaz bir hal alıyor. Yerli halk hayvanlarını otlatacağı, gezdireceği yerler bulmakta zorlanıyor, daha uzaklara gitmek zorunda kalıyor. Kırsal alanlar, yani sakin ve doğal alanlar, herkesin birbirleriyle akraba olduğu, birbirini tanıdığı köyler. Buralarda demografik yapı bozuluyor. Doğup büyüdüğünüz, herkesi tanıdığınız bölgelere şehrin farklı yerlerinden yabancı insanların geldiğini düşünün. Deprem sonrası artan bu taşınma süreci yerli halk üzerinde yabancılaşma, gariplik, tedirginlik ve güvensizlik hissini doğuruyor.

 

Kırsal alanların bir diğer tehdidi ise taş ve maden ocakları oldu. Deprem sonra ÇED raporu aranmaksızın açılan taş ve maden ocakları doğaya telafisi mümkün olmayan zararlar veriyor. Hatay’ın Defne ilçesi Harbiye Mahallesi’nde bulunan büyük ilgi duyulan, doğa harikası Dekuk Şelalesi orada bulunan taş ocağının dinamit patlatması sonucu büyük tahribata uğradı. Bir süre sonra tekrar akmaya başlayan şelalenin suyu artık kirli, bulanık ve çamurlu akıyor. Bu; deprem sonrası Hatay’ın kırsal alanlarının aldığı zararlardan sadece bir tanesi...

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve huraydingazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.