İNANANLARIN HUZURA ERDİĞİ MEKANLAR CAMİLER
Cami Arapça'dan Türkçe'ye geçen bir sözcüktür. Cem, toplayan bir araya getiren demektir. İbadet için minaresiz küçük mekanlara ise mescit adı verilir.Yüce Allah;”Şüphesiz insanlar için kurulan ilk ibadet evi elbette Mekke'de alemlere rahmet ve hidayet kaynağı olarak kurulan Kabe'dir”, diye buyurmuştur.Kur'anı Kerim de ibadethane adı olarak Cami terimi geçmez, ancak secde edilen yer anlamındaki mescit kavramı kullanılır.
Bu şerefli işi yüklenenlere yüce Allah (Tevbe Suresi 18 ) ‘de şu müjdeyi veriyor;”Allahın mescitlerini ancak Allah'a ve ahiret gününe inan, namazlarını dosdoğru kılan,zekatını veren ve yalnız Allah'tan korkup çekinen kimseler imar edebilir, işte bunların doğru yolu bulmaları umulur. “ Cami yolda kalmışın, kimsesizin, insanların hayat bulduğu,hakkın,adaletin dağıtıldığı şehirlerin kalbidir.Cami ve minareler kendilerine gelmek isteyene açmış kollarını bekler.Camiye gelene Yüce Allah'ın hakikat ışığını üzerine saçar.Bu kutsal mabetlerin üstünde ilahi güzellikler akar.
Bir yığın taş temiz ruhların feyziyle nurdan bir anıta mekana döner.Bu yüce kubbenin altında kalpler ısınır ve kardeşlik bağları güçlenir.İnsanlar cehalet uykusundan bu kutsal kubbeler altında uyanır.Camideki hareketler, ibadetler bir görüntü değil Hakka erişmiş ruhların manzaralarıdır.Hayatın istekleriyle sıkılınca ruhunu camiye doğru çevir, her türlü hırs ve bayağılıktan arınır huzura erersin.
Seher vaktinde varlıklar tatlı bir uyku içindeyken, gökyüzü uyanık, camiler Allah'ın cemaline açılır.Ruhu yorgun, geçim kaygısına mahkum olanlar minarelerden duyulan Allahu Ekber (Allah en büyüktür) sesiyle karanlık sineler Rabbisine sığınır.Allah Resulü:”Bir kimse evine gelene nasıl ikramda bulunursa Allah da evine camiye gelene özel ikramda bulunur.” Hacı Bayram Veli'nin güzel tavsiyesiyle bitirelim;“Ezanla birlikte camide olunuz cahiller sizden ileride bulunmasın.”
Din Hizmetleri Uzmanı Hanifi özaslan




