CAMİLER KALBİN DİRİLDİĞİ KUTSAL MEKANLARDIR
Ramazan ayı İslam inancına göre Hz Muhammed (sav) Kuranı Kerim ayetlerinin inmeye başladığı, aynı zamanda Müslümanlara oruç tutmaya ve camilerde teravih namazının çoşkuyla kılınmaya başladığı aydır.
Ramazan sözcüğünün “kuru sıcak “ anlamına gelen güneşin güçlü ısısından çok fazla kızmış olan yer manasına gelmektedir.Arapçadan, Türkçe'ye geçen Cami Müslümanların birbirine gönül bağıyla bağlandığı huzura erdeği kutsal mekanlardır.”Şüphesiz insanlar için kurulan ilk ibadet evi elbette Mekke'de alemlere rahmet ve hidayet kaynağı olarak kurulan Kabe dir.”Hz Peygamber: “Kim Allah rızası için mescit yaparsa, Allah cennette ona bir köşk yapar.”diye buyuruyor.Cami ve mescitlerin inşasından tutun da temizliğine ve aydınlatılmasına varıncaya kadar verilecek hizmet, övgüye değer bir hizmettir.Anlatıldığına göre bir zenci kadın peygamberimizin mescidini devamlı silip süpürür ve temizliğini yapardı.Bir ara görünmez olmuştu.Hz Peygamber bu kadını sorunca öldüğünü söylemişlerdi.Rahmet Peygamber'i üzülmüş ve, “Bana ölümünü haber vermeli değil miydiniz diye sitem etmişti.Çok vefali olan Hz Peygamber hemen kabrine koşmuş ve ona dua etmişti.”Camilere giden Müslümanlar, bencil arzularından, nefretlerinden , gururlarından,kıskançlıklarından arınmak zorundadır.Zira müslüman yumuşak başlı, minettar, cömert ve sadık davranmalı, bilgiye ve adelete aşık olmak durumumdadır.Müslüman onbir ayın sultanı olan Ramazan ayında bin aydan hayırlı olan Kadir gecesinde inen İlahi andına bağlı kalmalıdır.Hz peygamber;”İbadet için sadece üç mescitin yoluna düşülür; Kabe, Mescid-i Nebevi ve Mescid-i Aksa buyurdular. Ne acıdır ki bugün Mescid-i Aksa kaderine terk edilmiş.Şarkın en sevgili Sultanı Selahattin;”Eğer Küdüs’ü kaderine terk ederseniz, bu sizin için de, çocuklarınız için de büyük bir ayıp olarak kalacaktır.” demişti.Müslümanlar olarak kendimize gelmemiz ve bu gaflet uykusundan uyanmanın zamanı geldi, hatta geçti bile…
Din Hizmetleri Uzmanı Hanifi özaslan




