HANGİ SİYASET
Ülkem siyaseten bir tercih noktasına gelmiştir.
Koltuk siyaseti mi, millet siyaseti mi?
Meydanlar ne diyor? Koltuk peşinde koşanlara hain, yolsuzluk yapanlara hırsız diye bağırıyor. Yani dürüst ve temiz siyaset istiyor.
Millet kirli siyasetten bıkmış. Artık bunlardan nefret ediyor. Siyasetçilere onurlu, ilkeli ve dürüst olun diyor. Ülkeye ve millete adam gibi hizmet edin diyor.
Butlan kararı ile CHP işgal edilince, Özgür Özel ve arkadaşlarının kuracakları parti bu anlamda çok önem taşıyor. Belki de bu parti ülke geleceğinde kirli siyaset den kurtuluşun adımı olacaktır. Ama öyle kadroları olmalı ki;
- Ülke sevdalı, dürüst, ilkeli, liyakat sahibi, onurlu ve erdemli,
- Cumhuriyet, demokrasi ve Atatürk
- Söz konusu vatansa gerisi teferruattır diyen kadroları kapsamalı.
Siyaset millete hizmet yoludur. Bu yolu ilkeli ve onurlu bir şekilde yürüyenler olduğu gibi koltuğunu bırakmak istemeyen siyasetçileri de görürüz. Demokrasisi gelişmiş ülkelere baktığımızda ilkeli ve onurlu insanlar siyaset yaparlar. Yanlış yapan ya da başarısız olan temiz ve ilkeli siyasetin ahlaki gereği olarak siyaset den çekilir giderler. Yüzsüzlük etmezler.
Daha yeni, İngiltere Başbakanı ve İktidardaki işçi Partisinin lideri Keir Starmer, son yerel seçimlerde partisi başarısız oldu. 2 olmuştu partinin başına geleli. Adam başarısızlığı kabullendi, hem Başbakanlık, hem de parti başkanlığı görevlerini bıraktı. Kısa süre mazeretine sığınmadı. İşte onurlu siyaset budur
1995 yılında İsveç'te Başbakan Yardımcısı olan Mona Sahlin, devletin kendisine tahsis ettiği kredi kartıyla dalgınlıkla kişisel harcama olarak çikolata aldığı ortaya çıkınca istifa etmiştir.
1995 yılında Kobe depreminden sonra Belediye Başkanı Kazutoshi Sasayama şehre su veremediği için depremden 3 sonra intihar etti. Belediye Başkan Yardımcısı Ogava ise Kobelilere 14 ay sonra oturacakları evleri imar edip teslim edemediği için gaz dökerek kedini yaktı.
Gelişmiş dünya ülkeleri bu onurlu siyasileri sayesinde gelişmiş ve kalkınmıştır. İngiltere, İsveç ve Japonya siyasilerinde olduğu gibi. Bu ülkeler ve benzer ülkelerde temiz siyaset ve temiz siyasetçiler ülke yönetimlerindedir. Bu siyaset anlayışı ile kurdukları çağdaş demokratik hukuk sistemleri sayesinde gelişmişler ve kalkınmışlar. Siyaseti;
- Demokratik bir olgunluk içinde yaparlar.
- Siyasi yarış da şeffaf, dürüst, mertlik vardır.
- Rakiplerine kalleşçe çelme takma yoktur.
- Seçimlerinde şaibe yoktur. Kısaca bu ülkelerde siyaset de ahlak, vicdan, onur ve haysiyet hakimdir. Yani onursuz ve ahlaksız siyasilere yer yoktur. İşte bu ülkelerin bazı ekonomi verileri.
Bu ülkeler bu siyaset sayesinde bugünkü seviyeye gelmişlerdir. ABD ye karşı eyvallahları yoktur.
GELELİM BİZE
Kirli siyaset ve koltuk hırsı hakimdir. Kolay kolay bu hırs dan vazgeçmezler. İktidar olduklarında çıkar, menfaat, yolsuzluk ve rüşvet ön plandadır. U dönüşler, transferler de utanma aralanma yoktur. Partilerde lider sultası ve biat hakimdir. Parti içi demokrasi yoktur. Teşkilatlar semboliktir. Parti üyelikleri rakamlardan ibarettir. Kararları merkez ve lider verir. Seçimlerde adayları çoğunlukla liderler belirler. O liderler kolay kolay koltuklarından gitmezler. Giderlerse de iktidarın uygun görmesi halinde bir mahkeme kararı ile ya dönerler ya da butlan olurlar. 2000 yılı sonrası siyasetine ve partilerin duruma baktığımızda yaşananlar bizdeki siyasetin ne durumda olduğunu gösterir.
AKP. 24 yıldır iktidar. Peki bir başarı var mı yok. 23 yıl partinin Genel Başkanı aynı. Seçimlerde başarı var ama iktidar olarak bir başarı yok. Seçimler de başarılı olmasının en büyük nedeni karşısında güçlü bir muhalefetin olmamasıdır. Ama o Genel Başkan asla ben başarısızım bu görevi bırakmalıyım demedi. Şimdi hala göreve devam etmek istiyor.
CHP. 2000 sonrasında Deniz Baykal ve Kemal Kılıçdaroğlu Genel Başkan olmuş. Tam bir sosyal demokrat bir parti yönetimi olduğu söylenemez. Partilerini dar bir grup ve merkeziyetçi bir anlayışla yönetmişler. Baykal bir kasetle gitmek zorunda kaldı. Yerine gelen Kılıçdaroğlu 13 yıl partinin başında kaldı. Hiçbir seçimde başarılı olamadı. Ama asla görevden ayrılmayı düşünmedi. Her seçimden sonra ben Kemal geliyorum dedi ve o koltuğu bir türlü bırakmadı. Başarısız bu iktidarın uzun süre kalmasının en büyük müsebbibidir. En sonunda da 2023 de adaylığını dayattı. Seçimi yine kaybetti. Yine koltuğu bırakmadı.
Kurultayda kaybetti ve ancak yine o koltuğun peşine düştü. Hemen bir büro açtı ve seçilen parti yönetimin aleyhine çalıştı. Hatta iktidarla işbirliği yaptı, utanmadan ve sıkılmadan yetkisiz bir mahkeme kararı ile partinin başına butlan geldi. O koltuğa otururken Genel Başkan olduğunu zannetti.
2019 yılı ülke siyasetinde bir dönüm noktasıdır. Hiç kimsenin tanımadığı bir yiğit siyasetçi çıktı ve bu iktidarın elinden İstanbul’u aldı. Şok olmuşlardı. Seçimi iptal ettirdiler. Ama o halk bunlara iyi bir ders verdi. O seçimi yine kazandı. 2023 de tüm devlet imkanlarını kullandılar ama o halkı ikna edemediler. Çünkü siyaseti millet için yapan Ekrem İmamoğlu’na İstanbul halkı inanmıştı. Yine kazandı. Partisinde değişim dedi koltukçu Kemal’ ide gönderdi. Artık İmamoğlu iktidar ve işbirlikçilerinin korkulu rüyası olmuştu. Bu çalışkan, dürüst ve yiğit adam için bir oyun tezgahladılar. İftiralarla suç örgütü lideri yaptılar. Gerçek diplomasını iptal ettiler. Tutukladılar. Şimdi içerde.
O İmamoğlu’ undan kurtulduk dediler.
Bu defa Özgür Özel bir çıktı pir çıktı. Arkadaşı tutuklanmıştı. Mücadeleye devam dedi. Yılmadı usanmadı. Meydan meydan dolaştı. Halkın umudu oldu. Yeni bir oyun tezgahlandı. Yetkisiz bir mahkeme kararı ile Kemal butlan atandı. Parti binası polis gücüyle Kemal’ e teslim edildi. Şimdi boş binada işbirlikçi oldular.
Oh Özgür Özel den de kurtulduk dediler. Yanıldılar.
Şimdi yurdun her bir köşesinde her ilinde çarşı, pazar, sokak demeden dolaşıyor halkla kucaklaşıyor. Halk onu bağrına bastığı net bir şekilde görülüyor. Millet kendileri için siyaset yapanları artık tanıyordu. Koltuk düşkünlerini de iyi tanımıştı.
Kamuoyu yoklamalarında millet; İmamoğlu, Yavaş ve Özel ekibi iktidarına çok bir umut bağladığı görülüyor. Millet istiyorsa bu iktidar gelir. Bende ülke geleceğinde bu iktidarın çok iyi işler yapacağını düşünüyorum.
O halde millet siyaseti ve millet iktidarı gelmeli ve koltuk siyasetçileri gitmeli.
İktidara da tavsiyem bu kötü yargı oyunlarından vazgeçin. Bu oyuna alet onları da uzaklaştırın. Tarih ve millet bu ihanet içinde olanları hiçbir zaman affetmemiştir.
HÜRAYDIN HABER




