NCDT
İşeri
Didim Seyahat
Yavuz
EDA DEMİR (Didim otizm ve Özel Yetenekli çocuklar Dernek Başkanı))
Köşe Yazarı
EDA DEMİR (Didim otizm ve Özel Yetenekli çocuklar Dernek Başkanı))
 

DİSLEKSİ BİR EKSİKLİK DEĞİL, FARKLI BİR ÖĞRENME YOLUDUR

DİSLEKSİ BİR EKSİKLİK DEĞİL, FARKLI BİR ÖĞRENME YOLUDUR Her çocuk aynı şekilde öğrenmez. Kimi gördüğünü, kimi duyduğunu, kimi dokunduğunu daha kolay hatırlar. Kimi ise dünyayı farklı bir pencereden görür. Disleksi de işte bu farklılıklardan biridir. Disleksi, çocuğun zekâsının düşük olduğu anlamına gelmez. Tam tersine, disleksili çocukların önemli bir bölümü güçlü hayal gücüne, yaratıcı düşünme becerisine ve farklı bakış açılarına sahiptir. Ancak eğitim sisteminin herkes için aynı yöntemle ilerlemesi, onların sahip oldukları potansiyeli ortaya çıkarmalarını zorlaştırabilir. Bir çocuğun harfleri karıştırması, okumayı yaşıtlarından daha geç öğrenmesi ya da yazarken zorlanması; onun başarısız olduğu anlamına gelmez. Belki de bizim asıl öğrenmemiz gereken şudur: Çocuğu değiştirmeye çalışmak yerine, ona ulaşacağımız yolu değiştirmek. Disleksi Haftası yalnızca disleksiyi konuştuğumuz bir hafta olmamalı. Çünkü farkındalık, takvimde belirli bir haftaya sığmayacak kadar değerlidir. Öğretmenlerimize düşen; çocuğun zorlandığı noktayı görmek, onu etiketlemek yerine desteklemek ve öğrenme sürecini onun ihtiyaçlarına göre şekillendirmektir. Ailelere düşen; “Neden diğer çocuklar gibi okuyamıyor?” diye sormak yerine, “Ben çocuğuma nasıl daha iyi destek olabilirim?” diyebilmektir. Topluma düşen ise farklı öğrenen çocukları dışlamak değil, onların farklılıklarını kabul etmektir. Çünkü bir çocuğun bugün bir kelimeyi geç okuması, yarın hayatı eksik okuyacağı anlamına gelmez. Belki de o çocuk, bizim göremediğimiz ayrıntıları görecek; bizim düşünmediğimiz bir çözümü bulacak; bizim bakmadığımız bir açıdan dünyaya bakacaktır. Her çocuğun öğrenme yolu farklıdır. Önemli olan, o yolu bulabilmektir. Disleksi bir eksiklik değil; doğru destek, sabır ve anlayışla çocuğun güçlü yönlerinin de ortaya çıkabileceği farklı bir öğrenme biçimidir. Bu Disleksi Haftası’nda çocuklara “Sen neden yapamıyorsun?” demek yerine, “Sen nasıl daha iyi öğreniyorsun?” diye soralım. Çünkü her çocuk anlaşılmayı, desteklenmeyi ve kendi hızında büyümeyi hak eder. Farklı öğrenen çocukları fark edelim. Etiketlemeyelim, destekleyelim. Çünkü farklılıklarımız, çocuklarımızın sınırı değil; zenginliğidir. HÜRAYDIN HABER
Ekleme Tarihi: 07 Ekim 2026 -Çarşamba

DİSLEKSİ BİR EKSİKLİK DEĞİL, FARKLI BİR ÖĞRENME YOLUDUR

DİSLEKSİ BİR EKSİKLİK DEĞİL, FARKLI BİR ÖĞRENME YOLUDUR

Her çocuk aynı şekilde öğrenmez. Kimi gördüğünü, kimi duyduğunu, kimi dokunduğunu daha kolay hatırlar. Kimi ise dünyayı farklı bir pencereden görür.

Disleksi de işte bu farklılıklardan biridir.

Disleksi, çocuğun zekâsının düşük olduğu anlamına gelmez. Tam tersine, disleksili çocukların önemli bir bölümü güçlü hayal gücüne, yaratıcı düşünme becerisine ve farklı bakış açılarına sahiptir. Ancak eğitim sisteminin herkes için aynı yöntemle ilerlemesi, onların sahip oldukları potansiyeli ortaya çıkarmalarını zorlaştırabilir.

Bir çocuğun harfleri karıştırması, okumayı yaşıtlarından daha geç öğrenmesi ya da yazarken zorlanması; onun başarısız olduğu anlamına gelmez.

Belki de bizim asıl öğrenmemiz gereken şudur:

Çocuğu değiştirmeye çalışmak yerine, ona ulaşacağımız yolu değiştirmek.

Disleksi Haftası yalnızca disleksiyi konuştuğumuz bir hafta olmamalı. Çünkü farkındalık, takvimde belirli bir haftaya sığmayacak kadar değerlidir.

Öğretmenlerimize düşen; çocuğun zorlandığı noktayı görmek, onu etiketlemek yerine desteklemek ve öğrenme sürecini onun ihtiyaçlarına göre şekillendirmektir.

Ailelere düşen; “Neden diğer çocuklar gibi okuyamıyor?” diye sormak yerine, “Ben çocuğuma nasıl daha iyi destek olabilirim?” diyebilmektir.

Topluma düşen ise farklı öğrenen çocukları dışlamak değil, onların farklılıklarını kabul etmektir.

Çünkü bir çocuğun bugün bir kelimeyi geç okuması, yarın hayatı eksik okuyacağı anlamına gelmez.

Belki de o çocuk, bizim göremediğimiz ayrıntıları görecek; bizim düşünmediğimiz bir çözümü bulacak; bizim bakmadığımız bir açıdan dünyaya bakacaktır.

Her çocuğun öğrenme yolu farklıdır. Önemli olan, o yolu bulabilmektir.

Disleksi bir eksiklik değil; doğru destek, sabır ve anlayışla çocuğun güçlü yönlerinin de ortaya çıkabileceği farklı bir öğrenme biçimidir.

Bu Disleksi Haftası’nda çocuklara “Sen neden yapamıyorsun?” demek yerine, “Sen nasıl daha iyi öğreniyorsun?” diye soralım.

Çünkü her çocuk anlaşılmayı, desteklenmeyi ve kendi hızında büyümeyi hak eder.

Farklı öğrenen çocukları fark edelim.

Etiketlemeyelim, destekleyelim.

Çünkü farklılıklarımız, çocuklarımızın sınırı değil; zenginliğidir.

HÜRAYDIN HABER

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve huraydingazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.