NCDT
İşeri
Didim Seyahat
Yavuz

KIYILAR HALKINDIR, SATILAMAZ, KİRALANAMAZ! DİDİM RENTANIN DEĞİL, HALKIN YAŞAM ALANIDIR!

Gündem (Web Sitesi) - Web Sitesi | 24.08.2026 - 12:06, Güncelleme: 24.08.2026 - 12:06 97 kez okundu.
 

KIYILAR HALKINDIR, SATILAMAZ, KİRALANAMAZ! DİDİM RENTANIN DEĞİL, HALKIN YAŞAM ALANIDIR!

KIYILAR HALKINDIR, TİCARİ İŞLETME ALANINA DÖNÜŞTÜRÜLEMEZ!
KIYILAR HALKINDIR, SATILAMAZ, KİRALANAMAZ! DİDİM RENTANIN DEĞİL, HALKIN YAŞAM ALANIDIR! Sessiz sedasız bir yönetmelik değişikliği geçti hayatımızdan. Öyle bir değişiklikki ne Anayasa’yı ne de Kıyı Kanunu’na uygun olmadığını düşündüğümüz İşgaller yaşandıkça, halk bu işgallere karşı “Kıyılar Halkındır” dedikçe, bir çözüm bulmaya çalıştılar. ​Anayasa’yı ve Kıyı Kanunu’nu görmezden gelenler, mevzuat arkasına saklanarak halkın en temel hakkını gasp etmeye çalışıyor. Kıyılarımız; protokollerle, sessiz sedasız çıkarılan yönetmeliklerle ya da rant odaklı işletme modelleriyle özelleştirilemez! ​Kendi toprağında, kendi denizine girmek için ücret ödemeye zorlanan, şezlong işgalleriyle sahillerden sürülen bir halkın çığlığını hiçbir bürokratik kılıf bastıramaz. Buradan bir kez daha gür bir sesle haykırıyoruz: Kıyılar devletin hüküm ve tasarrufu altındadır ve öncelik ticari kazanç değil, amasız fakatsız KAMU YARARIDIR! ​Halkın eşit ve serbest kullanımına açık olması gereken sahillerimizi, şezlong tüccarlarına ve rant projelerine teslim etmeyeceğiz. Anayasal hakkımızı ve yaşam alanlarımızı sonuna kadar savunmak için Didim Derneği olarak herkesi kıyılarımıza sahip çıkmaya çağırıyoruz! ​Deniz Bizim, Kumsal Bizim: Kıyılarda İşgale ve Ranta Son! ​Yönetmelikler Anayasa’dan Üstün Değildir: Kıyılar Halkındır! ​Kıyılar Ticarethane Değil, Yaşama Alanıdır! ​Sessiz Yönetmeliklere Karşı Sesimizi Yükseltiyoruz: Sahiller Ticarete Kapatılsın! ​KIYILAR HALKINDIR, TİCARİ İŞLETME ALANINA DÖNÜŞTÜRÜLEMEZ! 9 Ağustos 2026 tarihli ve 33335 sayılı Resmî Gazete’de kıyılarımızın kamu yararı ilkesine gölge düşüren bir yönetmelik değişikliği yayınlandı. “Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” in 81. maddesine eklenen yeni fıkra ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na  uygun görülen kıyı ve sahil şeritlerinde isteyen işletmelere kiralama yetkisi verildi.  Kıyı alanlarında yapılması zorunlu ticari ünitelerin; hasılat veya gelirden pay alınması karşılığında bakım, onarım, güvenlik, temizlik ve benzeri işletme faaliyetleri amacıyla Bakanlığın merkez teşkilatına, döner sermaye işletmesine, protokolle kiraya verilmesinin önü açıldı. Oysa 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun 5. maddesi son derece açıktır “Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Kıyılar, herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açıktır.” Aynı maddede, kıyı ve sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararının gözetileceği belirtilmiştir. Kıyılar herhangi bir Hazine taşınmazı gibi değerlendirilemez. Kıyıların temel kullanım amacı gelir elde etmek değildir. Devlet kıyılardan halkın eşit ve serbest biçimde yararlanmasını sağlamalıdır. Kıyı Kanunu’nun 6. maddesi de kıyıların herkesin eşitlik ve serbestlikle yararlanmasına açık olduğunu; halkın kıyılardan yararlanmasını engelleyecek duvar, çit, parmaklık, tel örgü ve benzeri engeller oluşturulamayacağını hüküm altına almaktadır. Ayrıca nasıl olur da bir YÖNETMELİK maddesi, ANAYASA ve KANUNun Bir yönetmelik hükmüyle kanunun verdiği bir hak daraltır? Kanunun “eşit ve serbest yararlanma” dediği bir alan, yönetmelik yoluyla fiilen ücretli ve ayrıcalıklı kullanım alanına dönüştürülemez. Bu nedenle soruyoruz: Herkesin eşit ve serbest kullanımına açık olması gereken kıyıların, gelir getirici bir işletme modeli içerisinde kiraya verilmesi ne anlama gelmektedir? Elbette kıyılarımızın temizlenmesi, korunması, bakımının yapılması ve halkın ihtiyaçlarının karşılanması gerekmektedir. Ancak bunun yolu kıyıları gelir getirici ticari alanlara dönüştürmek değildir. Kamu hizmetinin amacı kâr etmek değil, kamu yararını gerçekleştirmektir. Kıyıların korunması ve halkın kullanımına sunulması da öncelikle bir kamu hizmetidir. Hiçbir protokol, hiçbir kiralama işlemi ve hiçbir işletme modeli Anayasa ve Kıyı Kanunu ile güvence altına alınmış temel ilkeleri ortadan kaldıramaz. Bu nedenle bir kez daha ve ısrarla hatırlatıyoruz: Kıyılar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Kıyılar halkındır. Kıyılar herkesin eşit ve serbest kullanımına açıktır. Kıyılar ticari işletme alanı değildir. Kıyılardan yararlanmada öncelik ticari kazanç değil, KAMU YARARIDIR. DİDİM DERNEĞİ HÜRAYDIN HABER
KIYILAR HALKINDIR, TİCARİ İŞLETME ALANINA DÖNÜŞTÜRÜLEMEZ!

KIYILAR HALKINDIR, SATILAMAZ, KİRALANAMAZ! DİDİM RENTANIN DEĞİL, HALKIN YAŞAM ALANIDIR!

Sessiz sedasız bir yönetmelik değişikliği geçti hayatımızdan. Öyle bir değişiklikki ne Anayasa’yı ne de Kıyı Kanunu’na uygun olmadığını düşündüğümüz İşgaller yaşandıkça, halk bu işgallere karşı “Kıyılar Halkındır” dedikçe, bir çözüm bulmaya çalıştılar.

​Anayasa’yı ve Kıyı Kanunu’nu görmezden gelenler, mevzuat arkasına saklanarak halkın en temel hakkını gasp etmeye çalışıyor. Kıyılarımız; protokollerle, sessiz sedasız çıkarılan yönetmeliklerle ya da rant odaklı işletme modelleriyle özelleştirilemez!

​Kendi toprağında, kendi denizine girmek için ücret ödemeye zorlanan, şezlong işgalleriyle sahillerden sürülen bir halkın çığlığını hiçbir bürokratik kılıf bastıramaz. Buradan bir kez daha gür bir sesle haykırıyoruz: Kıyılar devletin hüküm ve tasarrufu altındadır ve öncelik ticari kazanç değil, amasız fakatsız KAMU YARARIDIR!

​Halkın eşit ve serbest kullanımına açık olması gereken sahillerimizi, şezlong tüccarlarına ve rant projelerine teslim etmeyeceğiz. Anayasal hakkımızı ve yaşam alanlarımızı sonuna kadar savunmak için Didim Derneği olarak herkesi kıyılarımıza sahip çıkmaya çağırıyoruz!

​Deniz Bizim, Kumsal Bizim: Kıyılarda İşgale ve Ranta Son!

​Yönetmelikler Anayasa’dan Üstün Değildir: Kıyılar Halkındır!

​Kıyılar Ticarethane Değil, Yaşama Alanıdır!

​Sessiz Yönetmeliklere Karşı Sesimizi Yükseltiyoruz: Sahiller Ticarete Kapatılsın!

​KIYILAR HALKINDIR,

TİCARİ İŞLETME ALANINA DÖNÜŞTÜRÜLEMEZ!

9 Ağustos 2026 tarihli ve 33335 sayılı Resmî Gazete’de kıyılarımızın kamu yararı ilkesine gölge düşüren bir yönetmelik değişikliği yayınlandı. “Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” in

81. maddesine eklenen yeni fıkra ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na  uygun görülen kıyı ve sahil şeritlerinde isteyen işletmelere kiralama yetkisi verildi.

 Kıyı alanlarında yapılması zorunlu ticari ünitelerin; hasılat veya gelirden pay alınması karşılığında bakım, onarım, güvenlik, temizlik ve benzeri işletme faaliyetleri amacıyla Bakanlığın merkez teşkilatına, döner sermaye işletmesine, protokolle kiraya verilmesinin önü açıldı.

Oysa 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun 5. maddesi son derece açıktır

“Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Kıyılar, herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açıktır.”

Aynı maddede, kıyı ve sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararının gözetileceği belirtilmiştir.

Kıyılar herhangi bir Hazine taşınmazı gibi değerlendirilemez.

Kıyıların temel kullanım amacı gelir elde etmek değildir. Devlet kıyılardan halkın eşit ve serbest biçimde yararlanmasını sağlamalıdır.

Kıyı Kanunu’nun 6. maddesi de kıyıların herkesin eşitlik ve serbestlikle yararlanmasına açık olduğunu; halkın kıyılardan yararlanmasını engelleyecek duvar, çit, parmaklık, tel örgü ve benzeri engeller oluşturulamayacağını hüküm altına almaktadır.

Ayrıca nasıl olur da bir YÖNETMELİK maddesi, ANAYASA ve KANUNun

Bir yönetmelik hükmüyle kanunun verdiği bir hak daraltır?

Kanunun “eşit ve serbest yararlanma” dediği bir alan, yönetmelik yoluyla fiilen ücretli ve ayrıcalıklı kullanım alanına dönüştürülemez.

Bu nedenle soruyoruz:

Herkesin eşit ve serbest kullanımına açık olması gereken kıyıların, gelir getirici bir işletme modeli içerisinde kiraya verilmesi ne anlama gelmektedir?

Elbette kıyılarımızın temizlenmesi, korunması, bakımının yapılması ve halkın ihtiyaçlarının karşılanması gerekmektedir. Ancak bunun yolu kıyıları gelir getirici ticari alanlara dönüştürmek değildir.

Kamu hizmetinin amacı kâr etmek değil, kamu yararını gerçekleştirmektir.

Kıyıların korunması ve halkın kullanımına sunulması da öncelikle bir kamu hizmetidir.

Hiçbir protokol, hiçbir kiralama işlemi ve hiçbir işletme modeli Anayasa ve Kıyı Kanunu ile güvence altına alınmış temel ilkeleri ortadan kaldıramaz.

Bu nedenle bir kez daha ve ısrarla hatırlatıyoruz:

Kıyılar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.

Kıyılar halkındır.

Kıyılar herkesin eşit ve serbest kullanımına açıktır.

Kıyılar ticari işletme alanı değildir.

Kıyılardan yararlanmada öncelik ticari kazanç değil, KAMU YARARIDIR.

DİDİM DERNEĞİ

HÜRAYDIN HABER

Aydın HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.