EGE’NİN İKİ YAKASINDA BİTMEYEN HASRET
EGE’NİN İKİ YAKASINDA BİTMEYEN HASRET
Bundan tam 102 yıl önce, 5 Nisan 1924 tarihinde, efsanevi Gülcemal vapurunun güvertesinde, geride bıraktıkları evlerinin anahtarları ve yüreklerinde sönmeyen bir sıla özlemiyle Didim’e ayak basan mübadiller, bugün dualarla anıldı.
EGE’NİN İKİ YAKASINDA BİTMEYEN HASRET
Didim’de Mübadil Torunları Atalarını Andı.
Didim, bugün bir kez daha hüzün ve gururun harmanlandığı duygusal bir törene ev sahipliği yaptı. Mübadele ile ana vatanlarından kopup yeni bir hayat kurmak için Didim kıyılarına yanaşan atalarının izini süren mübadil torunları, Kovela Koyu’nda bir araya gelerek denize karanfil ve çelenk bıraktılar.
Gülcemal’in Yolcuları: Bir Devrin Hüznü Kovela’da Canlandı
Bundan tam 102 yıl önce, 5 Nisan 1924 tarihinde, efsanevi Gülcemal vapurunun güvertesinde, geride bıraktıkları evlerinin anahtarları ve yüreklerinde sönmeyen bir sıla özlemiyle Didim’e ayak basan mübadiller, bugün dualarla anıldı. O günün şartlarında bilinmezliğe yol alan atalarımız, bugün Didim’in kimliğini oluşturan en güçlü yapı taşı olarak kabul ediliyor.
Törene katılan protokol üyeleri, mübadillerin yaşadığı zorlukların altını çizerken; etkinliğe Didim Garnizon Komutanı Dnz. Albay Erkut Arslan, Belediye Başkanı Hatice Gençay, STK temsilcileri, siyasi parti yöneticileri ve çok sayıda vatandaş katılım sağladı.
"Zorlukları Aşarak Bir Şehir İnşa Ettiler"
Didim Rumelililer Derneği Başkanı Yusuf Gökçe, yaptığı açıklamada mübadillerin azmine vurgu yaparak şunları söyledi:
"Atalarımız, 1924’ün çetin koşullarında her türlü imkansızlığa rağmen buraya tutundular. Sıfırdan bir yaşam kurarken sadece kendilerine değil, bizlere de gurur duyacağımız bir vatan bıraktılar. Onların sayesinde bugün bu topraklarda özgürce nefes alıyoruz. Ruhları şad olsun."
Kendisi de bir mübadil torunu olan Belediye Başkanı Hatice Gençay ise duygularını şu sözlerle ifade etti:
"Ben de bu büyük göçün, bu onurlu mücadelenin bir parçasıyım. Atalarımızın çektiği çileleri ve gösterdikleri sabrı unutmamız mümkün değil. Onları rahmet ve minnetle anıyorum."
Buradan göç edenlerin torunlarından Karşı kıyıdan gelen 2 misafir de konuşma yaparak "sizlerle birlikte aynı duyguları yaşıyoruz" dediler.
Antik Kentin Gölgesinde Yeni Bir Hayat: Yenihisar
Mübadiller, Gülcemal vapuruyla Kovela Limanı’na ulaştıklarında, onları o günkü adıyla Yenihisar karşılamıştı. Burayı tercih etmelerindeki en büyük etkenlerden biri, bölgedeki köklü geçmiş ve ayakta duran tarihi eserlerdi. Didim’in o dönemki ıssız ve çetin doğasında, mübadiller:
Tarım ve Hayvancılık: Bilmedikleri topraklarda üretim yaparak ekonomiyi canlandırdılar.
Kültürel Miras: Rumeli’den getirdikleri gelenekleri, müzikleri ve mutfak kültürünü Didim’in dokusuna işlediler.
Mimari ve Uyum: Eski Rum evleri ile yeni yaşam alanlarını harmanlayarak Didim’in bugünkü karakteristik yapısını oluşturdular.
Didim: Mübadil Ruhunun Yaşadığı Kent
Bugün modern bir turizm kenti olan Didim, nüfusunun büyük bir bölümünü oluşturan mübadil torunlarıyla bu mirası yaşatmaya devam ediyor. Kovela Koyu’nun serin sularına bırakılan çiçekler, sadece bir anma değil; aynı zamanda Ege’nin karşı kıyısından bu kıyısına taşınan kopmaz bir bağın simgesi oldu.
HÜRAYDIN HABER
Aydın HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.






