EFSANE BİR KORTEJ, MUHTEŞEM BİR ŞENLİK!
EFSANE BİR KORTEJ, MUHTEŞEM BİR ŞENLİK!
Şenlikte emektarlara hitaben vurucu bir konuşma yapan Başkan Hatice Gençay, yerel tarımın ve emektarların hayati rolüne dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
EFSANE BİR KORTEJ, MUHTEŞEM BİR ŞENLİK!
Didim Tarım Şenliği’nde Yerel Üretim ve Tarımın Geleceği Vurgulandı
Didim, bu yıl unutulmaz bir etkinliğe daha ev sahipliği yaptı. “Topraktan Geleceğe: Üreten Didim” temasıyla düzenlenen Didim Tarım Şenliği, hem renkli görüntülere hem de yerel üretimin hayati önemini gözler önüne seren anlamlı anlara sahne oldu.
16.10 2026 Cuma günü Didim’in tarım mahallesi Akyeniköy mahallesinde başlayan ve Pazar günü sona erecek olan şenlik Cumartesi günü yapılan efsane traktör korteji ve coşkulu şenlikle devam ediyor.

Traktör Korteji Şenliğe Damga Vurdu
Şenliğin en dikkat çeken ve heyecan yaratan anı ise üreten kadınların gerçekleştirdiği traktör korteji oldu. Renkli ve coşkulu görüntülere sahne olan kortej, izleyenlerden büyük alkış aldı. Toprağın emektarları, üreten elleriyle şenlik boyunca gönüllerince eğlenerek hak ettikleri gururu yaşadı.

Başkan Hatice Gençay Kadınların Coşkusuna Ortak Oldu
Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, şenlik alanında üreten kadınları yalnız bırakmadı. Kadınların neşesine ve geleneksel oyunlarına eşlik eden Başkan Gençay, samimi tavırlarıyla halkın takdirini topladı.
"Siz Olmazsanız Biz de Olmazdık!"
Şenlikte emektarlara hitaben vurucu bir konuşma yapan Başkan Hatice Gençay, yerel tarımın ve emektarların hayati rolüne dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

Değerli Konuklarımız, Kıymetli Üreticilerimiz, Sevgili Didimliler,
Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Toprağımızın bereketini, üreticimizin emeğini ve geleceğe dair umudumuzu paylaştığımız Didim Tarım Şenliği’ne hoş geldiniz.
Akyeniköy’de bu yıl ilkini düzenlediğimiz şenliğimizin uzun yıllar sürmesini diliyorum. Emeğin değerini birlikte büyütmek, birbirimizden öğrenmek ve dayanışmayla üretimin geleceğine umut olmak için buradayız.
Üreticimizin yanında durmayı, emeğinin karşılığını alabileceği olanakları geliştirmeyi yerel yönetim olarak sorumluluğumuz kabul ediyoruz. Çiftçimizin toprağında üretmeye devam edebilmesini, gençlerimizin geleceğini kendi memleketinde kurabilmesini önemsiyoruz.
Biliyoruz ki; üreticimizin güçlenmesi, bütün kentimizin refahını büyütecektir. Bu anlayışla, üretici pazarlarımızı ve Zeytin Pazarımızı kuruyor, yerel ürünlerimizi aracısız ve doğrudan tüketiciyle buluşturuyoruz.
Üreticinin kazandığı, tüketicinin uygun fiyatla yerel ürünlere ulaştığı, yaratılan değerin kentimizde çoğaldığı bir yerel kalkınma modelini birlikte başarmak için bir yola çıktık.
Bu yaklaşımımızı yeni olanaklarla da güçlendireceğiz. Yakın zamanda Dalyan Kavşağı’ndaki belediyemize ait tesisleri, yerel üreticilerimizin ürünlerini doğrudan halkımızla buluşturacağı bir açık pazara dönüştürecek projemizi hayata geçireceğiz. Bu pazarın, üreticimizin emeğine yeni bir alan açarken Didim’in yerel ürünlerini daha geniş kesimlerle buluşturacağına inanıyoruz.
Değerli Dostlar,
Cumhuriyetimizin kuruluşuna yön veren güçlü bir inanç vardı: Kendi emeğine, kendi üretimine ve kendi insanına güvenmek…
Yerli Malı Haftası’yla kuşaktan kuşağa aktarılan bilinç de bu kalkınma anlayışının en güzel ifadesidir. Kendi toprağında yetişenin değerini bilmek, üretimi desteklemek, kaynaklarını özenle kullanmak…
Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “Çalışmadan, yorulmadan ve üretmeden, rahat yaşamak isteyen toplumlar; evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini, daha sonra da istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkûmdurlar.” sözünden ilhamla, üretimin yalnızca kalkınmanın değil; toplumsal özgüvenin, bağımsızlığın ve geleceğe sahip çıkmanın da temel şartı olduğuna inanıyoruz.
İstiyoruz ki: Cumhuriyetin kuruluşundaki o üretme ve başarma inancı, ülkemize yeniden büyük bir moral versin. İnsanımızın kendine güvenini büyütsün, yeni bir umuda dönüşsün. Bu ülkenin; üretmeye, dayanışmaya ve birlikte başarabileceğini yeniden hissetmeye ihtiyacı var.
Temamızın “Topraktan Geleceğe: Üreten Didim” olması işte bu yüzdendir...
Biz Didim’in geleceğini tarih, turizm ve tarımı birbirinden ayrı düşünmeden, birbirini besleyen değerler olarak ele alıyoruz. 3T felsefemizin temelinde de bu bütünlük var.
Güneşin yüzünü esirgemediği bu topraklar, deniziyle ve kumsallarıyla dünyaca tanınıyor. Bizi benzer pek çok yerden ayıran zenginliğimiz ise yalnızca kıyılarımızdan ibaret değil. Tarihî mirasımızı, kültürümüzü, tarımsal üretimimizi ve yerel lezzetlerimizi aynı coğrafyanın birbirini tamamlayan değerleri olarak görüyoruz. Didim’i de bu bütünlük ve uyum içinde anlatmak istiyoruz.
İncirinden zeytinine, gambilyasından yerel lezzetlerine bu topraklar Didim’i kendine özgü, butik bir lezzet durağı haline getiriyor.
Bu bereketin, ağaç dallarında ya da tarlalarda hak ettiği değerin altında kalmasına; üreticimizin emeğinin aracıların insafına bırakılmasına razı olamayız. Ürünümüzün değerini üreticimizle birlikte büyütmek, onu doğrudan tüketiciyle buluşturmak için somut adımlar atmaya ve projeler üretmeye devam edeceğiz.
Bu inançla; kendi değerini bilen, kendi hikâyesini anlatabilen ve özgünlüğüyle öne çıkan bir Didim için hep birlikte çalışıyoruz.
Kocabahçe’de yetiştirdiğimiz tıbbi aromatik bitkileri işleyerek ürüne dönüştürmemiz, Tarım Park’ta çocuklarımızı ekimle, emekle ve hasatla buluşturmamız bu anlayışın parçaları. Üretimin değerini artırırken çocuklarımızın da toprağı ve sofraya gelen ürünün ardındaki emeği tanımasını istiyoruz.
Kıymetli Konuklarımız,
Şenliğimizi, 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü ve 16 Ekim Dünya Gıda Günü’nün anlamıyla birlikte gerçekleştiriyoruz.
Kadınlar toprağı işliyor, ürünü yetiştiriyor, sofrayı kuruyor; tohumu, bilgiyi ve kültürü kuşaktan kuşağa taşıyor. Kadın çiftçilerimizin emeğinin karşılığını alması, gelirinin ve karar süreçlerindeki yerinin güçlenmesi hepimizin sorumluluğu. Bugün traktörleriyle önümüzde yol açan kadınlarımızı yürekten selamlıyorum.
Dünya Gıda Günü de bize herkesin yeterli, sağlıklı ve güvenli gıdaya erişme hakkını hatırlatıyor. Bu hakkı korumak; üreticiyi desteklemeyi, suyu ve toprağı gözetmeyi, soframıza ulaşan gıdayı israf etmemeyi gerektiriyor. Değişen iklim karşısında üreticimizin deneyimini bilimle buluşturan söyleşilerimizi bu nedenle önemsiyoruz.
Bugün sıfır atıktan söz ederken köylerimizdeki yaşamın bilgeliğini de hatırlamalıyız. Ekmeği ziyan etmeyen, mevsiminde yetişeni saklayan, artanı değerlendiren, toprağa geri kazandıran bir kültürümüz var. Bu birikimi bugünün bilgisiyle geliştirerek yaşatabiliriz.
Baharda Ege Lezzetleri Festivalimiz, güz aylarında Tarım Şenliğimiz birbirini bu anlayışla tamamlıyor. Topraktan sofraya uzanan yolculukta hem değerlerimizi paylaşıyor hem çiftçimizden, köylümüzden öğrenmeye devam ediyoruz.
Sevgili Didimliler,
Bu toprakların bereketine de insanımızın çalışkanlığına da güveniyoruz. Bugün burada paylaştığımız umudun, üreticimizin yaşamında karşılık bulması için birlikte çalışmaya devam edeceğiz.
Şenliğimize emek veren tüm çalışma arkadaşlarıma, katkı sunan kurumlarımıza, konuklarımıza ve en büyük takdiri hak eden üreticilerimize gönülden teşekkür ediyorum.
Toprağı ilmek ilmek işleyen, alın terini berekete dönüştüren emektar kadınlarımız ve çiftçilerimiz... Açıkça ifade etmek gerekir ki; siz olmazsanız biz de olmazdık! Tarım, bir kentin değil, bir ülkenin can damarıdır. Yerel üretimi ayağa kaldırmadan, toprağımıza sahip çıkmadan geleceğimizi inşa edemeyiz. Çok net biliyoruz ki; tarımın geleceği, Türkiye’nin geleceğidir. Toprağımıza emeğiyle hayat veren tüm üreticilerimizin sonuna kadar arkasındayız.
Toprağımız bereketli, üreticimiz güçlü, geleceğimiz umutlu olsun.
Tekrar hoş geldiniz diyor, hepinizi sevgiyle selamlıyorum.”
Yerel üretimin öneminin ve geleceğe taşınmasının bir kez daha güçlü bir şekilde vurgulandığı Didim Tarım Şenliği, coşkulu kutlamalarla Pazar günü sona erecek.
HÜRAYDIN HABER
Aydın HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.






