DİDİM'İN NEFES ALACAĞI ALANLAR SATIŞA ÇIKARILAMAZ!
DİDİM'İN NEFES ALACAĞI ALANLAR SATIŞA ÇIKARILAMAZ!
Üstelik Didim'de kamu mülkiyetinde çok sayıda farklı taşınmaz bulunurken, neden özellikle rekreasyon alanı olarak planlanmış bu taşınmaz tercih edilmiştir?
DİDİM'İN NEFES ALACAĞI ALANLAR SATIŞA ÇIKARILAMAZ!
Didim'de kamuya ait ve kamu yararı doğrultusunda kullanılması gereken taşınmazlar ne yazık ki bir süredir peş peşe satışa çıkarılmaktadır. Oysa bu alanlar yalnızca bugünün değil, kentimizin ve gelecek kuşakların ortak değeridir.
Şimdi ise Cumhuriyet Mahallesi'nde, Devlet Hastanesi ile İtfaiye Alanı arasında yer alan 27.312 m² büyüklüğündeki Rekreasyon Alanı satışa çıkarılmıştır. Üstelik bu alan, 1988 yılından bu yana imar planlarında Kentsel Yeşil Alan olarak yer almakta ve imar uygulaması sonucunda rekreasyon alanı olarak kamu kullanımına ayrılmış bulunmaktadır.
Tam da bu nedenle şu soruyu sormak zorundayız:
Didim'in nefes alacağı bir rekreasyon alanı neden satışa çıkarılmaktadır?
Didim'in hızla artan nüfusu, giderek azalan yeşil alanları ve deprem gerçeği ortadayken; insanların dinlenebileceği, çocukların oynayabileceği, afet anlarında ise toplanma alanı olarak kullanılabilecek böylesine önemli bir kamusal alanın satışında hangi kamu yararı bulunmaktadır?
Üstelik Didim'de kamu mülkiyetinde çok sayıda farklı taşınmaz bulunurken, neden özellikle rekreasyon alanı olarak planlanmış bu taşınmaz tercih edilmiştir?

Bilindiği üzere, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi kapsamında yapılan imar uygulamalarında taşınmaz maliklerinden Düzenleme Ortaklık Payı (DOP) alınmaktadır. Bu kesintinin amacı; yol, park, yeşil alan, sağlık alanı ve rekreasyon alanı gibi herkesin ortak kullanımına açık kamusal alanların oluşturulmasıdır.Başka bir ifadeyle, vatandaşların mülkiyetlerinden yapılan bu kesintilerin temel amacı rant üretmek değil, kamu yararını sağlamaktır.
Bu nedenle, imar uygulaması sonucunda rekreasyon alanı olarak oluşturulmuş bir taşınmazın satışa çıkarılması, şehircilik ilkeleri ve DOP sisteminin temel felsefesi açısından ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.
Bugün şehir planlaması yalnızca bina yapmak değildir. Çağdaş şehircilik; parkları, yeşil alanları, rekreasyon alanlarını ve afet anlarında kullanılacak açık alanları korumayı esas alır.
Deprem uzmanlarının yıllardır vurguladığı gibi, kentlerin güvenliği yalnızca sağlam binalarla değil, yeterli açık ve yeşil alanlarla da sağlanır. Deprem riski taşıyan Didim'de bu alanların korunması bir tercih değil, kamusal bir zorunluluktur.
Bu nedenle satış kararının gerekçesi kamuoyuna açıklanmalı, kamu yararı ilkesi doğrultusunda yeniden değerlendirilerek iptal edilmelidir.
Ayrıca bu taşınmazla ilgilenen yatırımcıları da uyarmak istiyoruz. Bir taşınmazın satışa çıkarılmış olması, üzerinde istenilen kullanımın gerçekleştirilebileceği anlamına gelmez. İmar planı kararları, şehircilik ilkeleri ve yürütülebilecek hukuki süreçler yatırım kararlarında belirleyici olmaya devam edecektir. Bu nedenle alıcıların gerekli hukuki ve teknik değerlendirmeleri yapmadan işlem tesis etmemeleri önem taşımaktadır.
Bizler, kentimizin ortak geleceğini ilgilendiren bu satış sürecinin takipçisi olacağız.
İdarelere tekrar söylemek isteriz ki
Didim’in açık ve yeşil alanları satılık değildir!
Bu alanlar yalnızca bugünün değil, çocuklarımızın ve gelecek kuşakların ortak mirasıdır.
HÜRAYDIN HABER
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.






