NCDT
NECO
Gündem (Web Sitesi) - Web Sitesi | Haber Girişi: 05.07.2022 - 15:28, Güncelleme: 05.07.2022 - 16:26

MİLLİ PARK İÇİN TEHLİKE ÇANLARI ÇALIYOR

 

MİLLİ PARK İÇİN TEHLİKE ÇANLARI ÇALIYOR

Yatırımcının talepleri “kalkınma” hamlesi altında her türlü engelleri aşan bir destek görürken halk, yaşam alanlarını geleceğe taşımak amacıyla koruma mücadelesi vermektedir.
MİLLİ PARK İÇİN TEHLİKE ÇANLARI ÇALIYOR Didim Taşburnu mevkiinde bulunan Balıkçı barınakları, ihaleye çıkarılarak denizlerin ve eko sistemin bozulmasına neden olacak yatırım adı altında bazı malum firmalara devredilmek isteniyor. Didim Derneği bu konuda Mahkemeye dilekçe vererek itiraz etti. Dernek özelleştirecek deniz canlılarını yok edecek, eko sistemi bozacak bu sözde yatırıma karşı olduklarını ve tüm Didim halkını denizine, güneşine, doğasına sahip çıkmaya davet etti. Dernek Başkanı Filiz Hekimoğlu Taşburnu mevkiinde yaptığı basın açıklamasında; "Ülkemizde “Kalkınıyoruz, kalkınacağız” söylemleri ile son dönemlerde başlayan doğal kaynakların “yatırım” aracı olarak kullanma süreçleri, ne yazık ki faaliyetlerin kaynakların çevreleri ile birlikte yok eden uygulamaları ile ivme kazanmaktadır. Yatırımcının talepleri  “kalkınma” hamlesi altında her türlü engelleri aşan bir destek görürken halk, yaşam alanlarını geleceğe taşımak amacıyla koruma mücadelesi vermektedir. Ülkenin her yanında benzer uygulamaların kendini kopyalayarak çoğaldığına tanık oluyoruz. Yatırımcıyı, önce tarım alanlarımızda, verimli ovalarımızda gördük. Ardından  onlara “kalkınma” adı altında yıllardır gürül gürül akan derelerimizi borulara hapsederken rastladık. Canlara yuva olan orman alanlarımızda gördük.    Her yerde olmak onlara yetmedi.  Kapılarımızı, “enerji üreteceğiz” diye çaldılar havamıza zehirlerini bırakıp etrafı çürük yumurta kokusu ile kapladılar. İncirlerimizi, zeytinlerimizi aldılar. Esen her rüzgarın cazibesine kapıldılar. Dağ bayır, orman, tarım alanı demeden arazilerimizi “Acele Kamulaştırıp” devasal rüzgar tribünlerini evlerimizin yanı başına geldiler.   “Maden çıkaracağız” dediler, dünyanın en gözde doğal alanlarımıza daldılar; ekosistem değerlerini tehlikeye attılar… Havası, toprağı, suyu hiç fark etmedi. Yer üstü, yer altı fark etmedi. Her bir doğal değer için geldiler… Toprağımız, ormanlarımız, ovalarımız derken şimdi de denizimizi istiyorlar. Bu sefer de Akdeniz’den Ege’ye, Ege’den Karadeniz’e, ülkemizin neredeyse tüm deniz yüzeylerinde yeni devasal projeler ile karşımıza çıkıyorlar. Ne koruma altında olan Milli Parklar alanlarımızı ne uluslararası antlaşmalarla koruma altında olan canlı türlerinin yaşam alanlarını düşünmüyorlar. “Üreteceğiz” diyorlar; ama tüketeceklerini görmek istemiyorlar. Kentimiz Didim’i de içine alan Dilek Yarımadası-Büyük Menderes Deltası Milli Parkı içinde barındırdığı doğal yaşam ile koruma altında olan bir değerimizdir. Bölge barındırdığı  804 bitki türü yönünden çok zengin olup 33 tanesi endemiktir, bunlardan  6 tanesi dünyada sadece  bu bölgede yaşamaktadır. Alan bitki çeşitliliği nedeniyle Avrupa Konseyi tarafından Flora Biyogenetik Rezerv Alanı ilan edilmiştir. Milli Parkımız, 29 tür memeli ve 42 çeşit sürüngen ile çok sayıda canlıya ev sahipliliği yapmaktadır. Dünyanın en nadir 10 deniz memelisinden biri olan Akdeniz Foku,  kıyılarımızda  yaşamaktadır. Korunması Gerekli Türler listesinde olan Akdeniz Foku’nu korumak adına ülkemiz de imzacı olmuştur. Deltayı yaklaşık 256 kuş türü ziyaret etmektedir. Bunların arasında yine nesli tehlike altında olan ve imzaladığımız anlaşmalar ile korumaya söz verdiğimiz Karabataklar, Tepeli Pelikanlar bölgede üremektedir. Ülkemizin en önemli sulak alanlarından olan Milli Parkının değerleri korunmalıdır. 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun  9. Maddesi  “Sulak alanların doğal yapılarının ve ekolojik dengelerinin korunması esastır” der.      Ayrıca bütün bu değerleri korumak amacıyla kurulmuş olan Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, “Dilek Yarımadası, Menderes Deltası” konulu 06.08.2007 tarih ve 155/5602/44181 sayılı yazısında bölgenin korunmasına yönelik çalışmalar yapılmasının önemine vurgu yapmaktadır. Kurum ilgili yazısında; “Dilek Yarımadası-Büyük Menderes Deltasının planlı ve dengeli kullanımın sağlanması amacıyla balık üretim tesislerine Dilek Yarımadası-Büyük Menderes Deltası -Karina Dalyanı  bölgesi açıklarında izin verilmemesi, varsa verilmiş olan izinlerin iptal edilmesi, ileride telafisi mümkün olmayacak olumsuzlukların önlenmesi açısından büyük önem arz etmektedir” demektedir. Kurum, balık çiftliklerinin üretimlerinin lojistik ihtiyaçlarını Taşburun Balıkçı Barınağı’nı kullanarak planlaması nedeniyle Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nca ön izin verilen projeler için karasal alan kullanımında  Milli Park  alanları ile koruma zonlarını kapsayan alanların olması nedeniyle uygulanmalarının mümkün olmadığı belirtilmiştir.  Dilek Yarımadası Milli Parkı, Büyük Menderes Deltası ve Karina Dalyanı güney kıyılarını kaplayan  alanlarda kurulması planlanan üretim çiftlikleri için belirlenen bölgeler her ne kadar milli park ve mutlak koruma zonu dışında ama sınırında kalması nedeniyle deniz ekosisteminin korunması ve deniz suyu kalitesinin bozulmasının önlenmesi amacıyla BÜTÜNCÜL BİR YAKLAŞIMLA milli parka, deltaya ve dalyana olması muhtemel toplam çevresel etkilerinin bilimsel bir çalışma ile belirlenmesinin önemine vurgu yapmaktadır.   Aydın Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü, yüzey alanının su altına isabet eden tabanında, 2863 sayılı Kanunun kapsamında su altında korunması gerekli taşınır veya taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bulunup bulunmadığının konusunda Uzman su altı arkeologlarınca incelemesi yapılarak hazırlanacak Uzman raporunun Müdürlüğümüze iletilmesinden sonra nihai Kurum görüşümüzün oluşturulabileceği kanaatindeyiz. Şimdi tüm bu kurumların görüşüne rağmen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı kıyılarımızda balık üretim çiftliklerinin kurulmasına “ÇED Olumludur” kararları veriyor. Yakın bir gelecekte “üretim yapmak” adına 1 değil, 3 değil, 10 değil onlarca işletme balık üretimi yapmak için kıyılarımıza geliyor.     4 farklı bölgede, ÇED Olumlu kararı verilen raporlarda yer alan bilgiler ışığında  yaklaşık 3.000.000 metrekarelik alanda (300 hektar) 50 adet işletmenin üretim yapması beklenmektedir. Olta balıkçılığın yasak olduğu bölgede, 100.000ton ürünün taşınmasında sakınca görmeyen anlayışı anlamakta zorlandığımızı belirtmek isteriz. Yatırım adı altında kıyılarımızın, denizlerimizin, koruma altında olan değerlerimizin  talan edilmesinin önüne geçilmesi gerekiyor. Ne topraklarımız, ne denizlerimiz parsel parsel satılık değil! Kamuoyuna saygıyla duyurulur! " dedi. Basın açıklamasına Katılan CHP Aydın Milletvekili Hüseyin yıldız'da bir konuşma yaparak bölge ile ilgili bazı bilgilendirmelerde bulunup, ihaleye çıkararak "arka kapıdan" iş görmektesiniz dediği Tarım İl Müdürüne" ihaleyi derhal durdur yoksa hesabı ağır olacak" dedi. CHP Aydın Milletvekili Yıldız;"Olta balıkçılığı  bile yasakken, bu kadar Denizi kirleten ve doğayı yerle bir edecek olan bir yatırım buraya getirilmesi maalesef üzücüdür. Daha önce de biz burada mücadele etmiştik. Bu barınak aslında mevcut 80 yıldan beri Akköy ve Akyeniköy’ün yerel balıkçıların barınağıydı.  Maalesef  Tarım il müdürlüğü arkayı dolaşarak, yerel balıkçıların elinden alarak,  üretici çiftliklere resmen planlayarak ona göre şartnamesini hazırlayarak ilk önce barınağın yönetimini çiftliklere devretti. Sonra ne oldu?  Sonra ihale günü geldiğinde de yine salonunda olmasına rağmen, Tarım İl Müdürü kendi odasına bu şirketleri çağırarak,  yani olmadan şartlarını imzaladılar.  Bundan sonra ne olacak? Bundan sonra,  işte bundan sonra bir felaket başlayacak. Burada tonlarca Çiftlik kurulacak ve mevcut da DELTA BÖLGESİ dediğimiz bölgeye korkunç derecede bir katliam yaşayacağız. O yüzden biz Cumhuriyet Halk partisi milletvekili olarak, Cumhuriyet Halk partisi olarak iki sefer milletvekiliyle beraber buraya gelmemize rağmen, bu projeye engel olmamıza rağmen ama arka kapıların arkasında yandaşlara nasıl 5'li çete besleniyorsa…  Üzülerek söylüyorum tarım il müdürlüğü bu şekilde arkadan dolaşarak bu şekilde bu organizasyonu yaptı.  BEN BURADA ÖZELLİKLE TARIM İL MÜDÜRÜ'NE SESLENMEK İSTİYORUM.  "İhaleyi  Derhal Durdur Yoksa Hesabı Ağır Olacak" Az kaldı ilk seçimde gideceksiniz. Aklını başına al. Yani hemen derhal iptal etmen gerekiyor. Etmediğin takdirde seçimden sonra bunun bedelini ağır ödeyeceksin.  Arka kapılarının arkasında bu firmalarla işbirliği yaparak Didİm’in geleceğin yok edemezsin.  Sen bugün burada bir memursun,  yarın tayinin çıkabilir.  Ama Didimliler olarak yıllarca biz burada yaşayacağız.  Bu çevreyi korumak zorundayız.  O yüzden birinci derecede bu ihalenin iptal olması gerektiğini inancını taşıyoruz,  aksi takdirde bunun hesabını seçimlerden sonra ödeyeceksin. Didim hepimize ait. Burada AK Partilisi, MHP lisi, CHP'lisi, her görüş ve siyasetten olan, yani burada 120 bin kişi yaşıyor.  Artı yazın 500 bine çıkıyor.  Buraya ne için geliyor insanlar, havasına denizine geliyor.  Peki biz kirlettikten sonra kim buraya gelecek? Bizden sonra gelen nesillere ne bırakacağız. Her şey para değil. YATIRIMA YÖNELEN FİRMALAR BU YATIRIMDAN VAZ GEÇİN Ben özellikle o firmaların ortaklarına sesleniyorum. Türk ortaklarına ve yabancı ortaklarına Yunanistan'daki, İtalya'daki ortaklarına sesleniyorum.  Acaba bu projeyi kendi ülkenizde yapa biliyormusunuz?  Kendi ülkelerinde üç tarafı denizlerle çevrili olan bu ülkelerde bu projeye kendin memleketlerine yapa biliyormusun? Onlara da burada sesleniyorum sakın ha sakın, seçimlere kadar yatırım yapmayın. Biz geliyoruz. Gelmekte olan geliyor. O yüzden bu projeyi kesinlikle ve kesinlikle iptal edeceğiz. Burada özellikle mahkemelere sesleniyorum, duyarlı hakimlere sesleniyorum. Didim Derneği olarak müracaat ettiğinde yürütmeyi durdurma kararı verilsin ve bu projeden vazgeçilsin." açıklamasında bulundu   Basın açıklamasına imza veren STK' lar:                                                                                                                                              10 Ekim Didim Umut Tiyatrosu Aydın Çevre Ve Kültür Derneği (Aycep) Cumhuriyet Halk Partisi Didim Alevi Bektaşi Cem Evi Derneği Didim Atatürkçü Düşünce Derneği Didim Çevre Platformu (Diçep) Didim Derneği Didim Eğitim Ve Çevre Derneği (Deçed) Didim Eğitim Sen Şubesi Didim Folklor Turizm ve Araştırma Derbeği (Diftad) Didim Hayvanları Ve Doğayı Koruma Derneği (Dihad) Didim Kültür Mirasını Koruma Derneği Didim Turizm Derneği Disk Emekli-Sen Didim Disk Genel İş-Didim Emek Partisi-Didim Halkların Demokratik Partisi-Didim Kuşadası Çevre Platformu Sol Parti –Didim Söke Çevre Platformu (Sökeçep) Türkiye İşçi Partisi- Didim Tüm Emekliler Sendikası-Didim Şubesi Yatağan Yeşil Yaşam Derneği Yeşil Sol Parti-Didim Halkların Denokratik Partisi-Didim Halk Evi Didim   HÜRAYDIN HABER / D. Temel Yurdaer  
Yatırımcının talepleri “kalkınma” hamlesi altında her türlü engelleri aşan bir destek görürken halk, yaşam alanlarını geleceğe taşımak amacıyla koruma mücadelesi vermektedir.

MİLLİ PARK İÇİN TEHLİKE ÇANLARI ÇALIYOR

Didim Taşburnu mevkiinde bulunan Balıkçı barınakları, ihaleye çıkarılarak denizlerin ve eko sistemin bozulmasına neden olacak yatırım adı altında bazı malum firmalara devredilmek isteniyor.

Didim Derneği bu konuda Mahkemeye dilekçe vererek itiraz etti. Dernek özelleştirecek deniz canlılarını yok edecek, eko sistemi bozacak bu sözde yatırıma karşı olduklarını ve tüm Didim halkını denizine, güneşine, doğasına sahip çıkmaya davet etti.

Dernek Başkanı Filiz Hekimoğlu Taşburnu mevkiinde yaptığı basın açıklamasında;

"Ülkemizde “Kalkınıyoruz, kalkınacağız” söylemleri ile son dönemlerde başlayan doğal kaynakların “yatırım” aracı olarak kullanma süreçleri, ne yazık ki faaliyetlerin kaynakların çevreleri ile birlikte yok eden uygulamaları ile ivme kazanmaktadır.

Yatırımcının talepleri  “kalkınma” hamlesi altında her türlü engelleri aşan bir destek görürken halk, yaşam alanlarını geleceğe taşımak amacıyla koruma mücadelesi vermektedir.

Ülkenin her yanında benzer uygulamaların kendini kopyalayarak çoğaldığına tanık oluyoruz.

Yatırımcıyı, önce tarım alanlarımızda, verimli ovalarımızda gördük. Ardından  onlara “kalkınma” adı altında yıllardır gürül gürül akan derelerimizi borulara hapsederken rastladık. Canlara yuva olan orman alanlarımızda gördük.   

Her yerde olmak onlara yetmedi.  Kapılarımızı, “enerji üreteceğiz” diye çaldılar havamıza zehirlerini bırakıp etrafı çürük yumurta kokusu ile kapladılar. İncirlerimizi, zeytinlerimizi aldılar.

Esen her rüzgarın cazibesine kapıldılar. Dağ bayır, orman, tarım alanı demeden arazilerimizi “Acele Kamulaştırıp” devasal rüzgar tribünlerini evlerimizin yanı başına geldiler.  

“Maden çıkaracağız” dediler, dünyanın en gözde doğal alanlarımıza daldılar; ekosistem değerlerini tehlikeye attılar…

Havası, toprağı, suyu hiç fark etmedi. Yer üstü, yer altı fark etmedi. Her bir doğal değer için geldiler…

Toprağımız, ormanlarımız, ovalarımız derken şimdi de denizimizi istiyorlar.

Bu sefer de Akdeniz’den Ege’ye, Ege’den Karadeniz’e, ülkemizin neredeyse tüm deniz yüzeylerinde yeni devasal projeler ile karşımıza çıkıyorlar. Ne koruma altında olan Milli Parklar alanlarımızı ne uluslararası antlaşmalarla koruma altında olan canlı türlerinin yaşam alanlarını düşünmüyorlar. “Üreteceğiz” diyorlar; ama tüketeceklerini görmek istemiyorlar.

Kentimiz Didim’i de içine alan Dilek Yarımadası-Büyük Menderes Deltası Milli Parkı içinde barındırdığı doğal yaşam ile koruma altında olan bir değerimizdir. Bölge barındırdığı  804 bitki türü yönünden çok zengin olup 33 tanesi endemiktir, bunlardan  6 tanesi dünyada sadece  bu bölgede yaşamaktadır. Alan bitki çeşitliliği nedeniyle Avrupa Konseyi tarafından Flora Biyogenetik Rezerv Alanı ilan edilmiştir.

Milli Parkımız, 29 tür memeli ve 42 çeşit sürüngen ile çok sayıda canlıya ev sahipliliği yapmaktadır.

Dünyanın en nadir 10 deniz memelisinden biri olan Akdeniz Foku,  kıyılarımızda  yaşamaktadır. Korunması Gerekli Türler listesinde olan Akdeniz Foku’nu korumak adına ülkemiz de imzacı olmuştur.

Deltayı yaklaşık 256 kuş türü ziyaret etmektedir. Bunların arasında yine nesli tehlike altında olan ve imzaladığımız anlaşmalar ile korumaya söz verdiğimiz Karabataklar, Tepeli Pelikanlar bölgede üremektedir.

Ülkemizin en önemli sulak alanlarından olan Milli Parkının değerleri korunmalıdır. 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun  9. Maddesi  “Sulak alanların doğal yapılarının ve ekolojik dengelerinin korunması esastır” der.

 

 

 Ayrıca bütün bu değerleri korumak amacıyla kurulmuş olan Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, “Dilek Yarımadası, Menderes Deltası” konulu 06.08.2007 tarih ve 155/5602/44181 sayılı yazısında bölgenin korunmasına yönelik çalışmalar yapılmasının önemine vurgu yapmaktadır. Kurum ilgili yazısında;

“Dilek Yarımadası-Büyük Menderes Deltasının planlı ve dengeli kullanımın sağlanması amacıyla balık üretim tesislerine Dilek Yarımadası-Büyük Menderes Deltası -Karina Dalyanı  bölgesi açıklarında izin verilmemesi, varsa verilmiş olan izinlerin iptal edilmesi, ileride telafisi mümkün olmayacak olumsuzlukların önlenmesi açısından büyük önem arz etmektedir” demektedir.

Kurum, balık çiftliklerinin üretimlerinin lojistik ihtiyaçlarını Taşburun Balıkçı Barınağı’nı kullanarak planlaması nedeniyle Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nca ön izin verilen projeler için karasal alan kullanımında  Milli Park  alanları ile koruma zonlarını kapsayan alanların olması nedeniyle uygulanmalarının mümkün olmadığı belirtilmiştir.  Dilek Yarımadası Milli Parkı, Büyük Menderes Deltası ve Karina Dalyanı güney kıyılarını kaplayan  alanlarda kurulması planlanan üretim çiftlikleri için belirlenen bölgeler her ne kadar milli park ve mutlak koruma zonu dışında ama sınırında kalması nedeniyle deniz ekosisteminin korunması ve deniz suyu kalitesinin bozulmasının önlenmesi amacıyla BÜTÜNCÜL BİR YAKLAŞIMLA milli parka, deltaya ve dalyana olması muhtemel toplam çevresel etkilerinin bilimsel bir çalışma ile belirlenmesinin önemine vurgu yapmaktadır.  

Aydın Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü, yüzey alanının su altına isabet eden tabanında, 2863 sayılı Kanunun kapsamında su altında korunması gerekli taşınır veya taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bulunup bulunmadığının konusunda Uzman su altı arkeologlarınca incelemesi yapılarak hazırlanacak Uzman raporunun Müdürlüğümüze iletilmesinden sonra nihai Kurum görüşümüzün oluşturulabileceği kanaatindeyiz.

Şimdi tüm bu kurumların görüşüne rağmen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı kıyılarımızda balık üretim çiftliklerinin kurulmasına “ÇED Olumludur” kararları veriyor. Yakın bir gelecekte “üretim yapmak” adına 1 değil, 3 değil, 10 değil onlarca işletme balık üretimi yapmak için kıyılarımıza geliyor.

 

 

4 farklı bölgede, ÇED Olumlu kararı verilen raporlarda yer alan bilgiler ışığında  yaklaşık 3.000.000 metrekarelik alanda (300 hektar) 50 adet işletmenin üretim yapması beklenmektedir.

Olta balıkçılığın yasak olduğu bölgede, 100.000ton ürünün taşınmasında sakınca görmeyen anlayışı anlamakta zorlandığımızı belirtmek isteriz.

Yatırım adı altında kıyılarımızın, denizlerimizin, koruma altında olan değerlerimizin  talan edilmesinin önüne geçilmesi gerekiyor.

Ne topraklarımız, ne denizlerimiz parsel parsel satılık değil!

Kamuoyuna saygıyla duyurulur! " dedi.

Basın açıklamasına Katılan CHP Aydın Milletvekili Hüseyin yıldız'da bir konuşma yaparak bölge ile ilgili bazı bilgilendirmelerde bulunup, ihaleye çıkararak "arka kapıdan" iş görmektesiniz dediği Tarım İl Müdürüne" ihaleyi derhal durdur yoksa hesabı ağır olacak" dedi.

CHP Aydın Milletvekili Yıldız;"Olta balıkçılığı  bile yasakken, bu kadar Denizi kirleten ve doğayı yerle bir edecek olan bir yatırım buraya getirilmesi maalesef üzücüdür. Daha önce de biz burada mücadele etmiştik. Bu barınak aslında mevcut 80 yıldan beri Akköy ve Akyeniköy’ün yerel balıkçıların barınağıydı.  Maalesef  Tarım il müdürlüğü arkayı dolaşarak, yerel balıkçıların elinden alarak,  üretici çiftliklere resmen planlayarak ona göre şartnamesini hazırlayarak ilk önce barınağın yönetimini çiftliklere devretti.

Sonra ne oldu?  Sonra ihale günü geldiğinde de yine salonunda olmasına rağmen, Tarım İl Müdürü kendi odasına bu şirketleri çağırarak,  yani olmadan şartlarını imzaladılar.

 Bundan sonra ne olacak?

Bundan sonra,  işte bundan sonra bir felaket başlayacak. Burada tonlarca Çiftlik kurulacak ve mevcut da DELTA BÖLGESİ dediğimiz bölgeye korkunç derecede bir katliam yaşayacağız. O yüzden biz Cumhuriyet Halk partisi milletvekili olarak, Cumhuriyet Halk partisi olarak iki sefer milletvekiliyle beraber buraya gelmemize rağmen, bu projeye engel olmamıza rağmen ama arka kapıların arkasında yandaşlara nasıl 5'li çete besleniyorsa…  Üzülerek söylüyorum tarım il müdürlüğü bu şekilde arkadan dolaşarak bu şekilde bu organizasyonu yaptı.

 BEN BURADA ÖZELLİKLE TARIM İL MÜDÜRÜ'NE SESLENMEK İSTİYORUM. 

"İhaleyi  Derhal Durdur Yoksa Hesabı Ağır Olacak"

Az kaldı ilk seçimde gideceksiniz. Aklını başına al. Yani hemen derhal iptal etmen gerekiyor. Etmediğin takdirde seçimden sonra bunun bedelini ağır ödeyeceksin.  Arka kapılarının arkasında bu firmalarla işbirliği yaparak Didİm’in geleceğin yok edemezsin.  Sen bugün burada bir memursun,  yarın tayinin çıkabilir.  Ama Didimliler olarak yıllarca biz burada yaşayacağız.  Bu çevreyi korumak zorundayız.  O yüzden birinci derecede bu ihalenin iptal olması gerektiğini inancını taşıyoruz,  aksi takdirde bunun hesabını seçimlerden sonra ödeyeceksin.

Didim hepimize ait. Burada AK Partilisi, MHP lisi, CHP'lisi, her görüş ve siyasetten olan, yani burada 120 bin kişi yaşıyor.  Artı yazın 500 bine çıkıyor.  Buraya ne için geliyor insanlar, havasına denizine geliyor.  Peki biz kirlettikten sonra kim buraya gelecek? Bizden sonra gelen nesillere ne bırakacağız. Her şey para değil.

YATIRIMA YÖNELEN FİRMALAR BU YATIRIMDAN VAZ GEÇİN

Ben özellikle o firmaların ortaklarına sesleniyorum. Türk ortaklarına ve yabancı ortaklarına Yunanistan'daki, İtalya'daki ortaklarına sesleniyorum.  Acaba bu projeyi kendi ülkenizde yapa biliyormusunuz? 

Kendi ülkelerinde üç tarafı denizlerle çevrili olan bu ülkelerde bu projeye kendin memleketlerine yapa biliyormusun?

Onlara da burada sesleniyorum sakın ha sakın, seçimlere kadar yatırım yapmayın. Biz geliyoruz. Gelmekte olan geliyor. O yüzden bu projeyi kesinlikle ve kesinlikle iptal edeceğiz. Burada özellikle mahkemelere sesleniyorum, duyarlı hakimlere sesleniyorum. Didim Derneği olarak müracaat ettiğinde yürütmeyi durdurma kararı verilsin ve bu projeden vazgeçilsin." açıklamasında bulundu

 

Basın açıklamasına imza veren STK' lar:                                                                                                                                             

10 Ekim Didim Umut Tiyatrosu

Aydın Çevre Ve Kültür Derneği (Aycep)

Cumhuriyet Halk Partisi

Didim Alevi Bektaşi Cem Evi Derneği

Didim Atatürkçü Düşünce Derneği

Didim Çevre Platformu (Diçep)

Didim Derneği

Didim Eğitim Ve Çevre Derneği (Deçed)

Didim Eğitim Sen Şubesi

Didim Folklor Turizm ve Araştırma Derbeği (Diftad)

Didim Hayvanları Ve Doğayı Koruma Derneği (Dihad)

Didim Kültür Mirasını Koruma Derneği

Didim Turizm Derneği

Disk Emekli-Sen Didim

Disk Genel İş-Didim

Emek Partisi-Didim

Halkların Demokratik Partisi-Didim

Kuşadası Çevre Platformu

Sol Parti –Didim

Söke Çevre Platformu (Sökeçep)

Türkiye İşçi Partisi- Didim

Tüm Emekliler Sendikası-Didim Şubesi

Yatağan Yeşil Yaşam Derneği

Yeşil Sol Parti-Didim

Halkların Denokratik Partisi-Didim

Halk Evi Didim

 

HÜRAYDIN HABER / D. Temel Yurdaer

 

Aydın HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve huraydingazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.