NCDT
NECO
Gündem (Web Sitesi) - Web Sitesi | Haber Girişi: 14.06.2022 - 18:41, Güncelleme: 14.06.2022 - 19:02

YÖNETEMİYORSUNUZ. DERHAL SEÇİM

 

YÖNETEMİYORSUNUZ. DERHAL SEÇİM

"Bugün ülkemiz, mevcut iktidarın 20 yıldır liyakatsizlikle, hasımane duygularla, çağa uymayan akıl ve bilim dışı politikalarla, milli ve dini duyguların istismarıyla, ayrıştırıp ötekileştirmeyle, temel hak ve hürriyetlerin kısıtlanmasıyla, dünyadan kopuk ve asla kabul edilemeyecek saldırganca izledikleri dış politikalarla….Tam bir kaos ve çöküş yaşamaktadır.
YÖNETEMİYORSUNUZ. DERHAL SEÇİM CHP Didim İlçe Başkanlığı Pahalılığı protesto eden basın açıklaması yaptı. CHP İlçe Binası önünde gerçekleştirilen Basın açıklamasına Didim Belediye Başkanı A. Deniz Atabay, Başkan Yar. Yusuf Deveci, Zeynel Şener, CHP İl Yöneticilerinden bazıları, CHP Meclis Üyeleri, İlçe Kadın Kolları, Gençlik Kolları ve ellerinde Hükümeti protesto eden yazıların olduğu pankartlarla çok sayıda Didimli katıldı. Basın açıklamasını yapan İlçe Başkanı Koçak'ın konuşması, sık sık vatandaşlar tarafından atılan sloganlar ve alkışlarla aralandı. CHP İlçe Başkanı Nurettin Koçak yaptığı basın açıklamasında; "Bugün ülkemiz, mevcut iktidarın 20 yıldır liyakatsizlikle, hasımane duygularla, çağa uymayan akıl ve bilim dışı politikalarla, milli ve dini duyguların istismarıyla, ayrıştırıp ötekileştirmeyle, temel hak ve hürriyetlerin kısıtlanmasıyla, dünyadan kopuk ve asla kabul edilemeyecek saldırganca izledikleri dış politikalarla….Tam bir kaos ve çöküş yaşamaktadır. Ülke, parti devleti haline getirilmiştir. Yerli ve milli edebiyatlarıyla Cumhuriyetin tüm kazanımları bir bir satılmış, peşkeş çekilmiş, yok edilmiş, parçalanmış, havası/suyu/toprağı/ tüm doğası talan edilmiş, zehirlenmiş, geleceğe dair hiçbir şey var edilememiştir. Köylüsü, çiftçisi, esnafı, memuru, işçisi, emeklisi, işsizi, öğrencisi, kadını, çocukları, yaşlısı, genci…..aslında ülkede yaşayan herkes mutsuz, yalnız, güvensiz, çaresiz ve gittikçe tükenmekteler, isyan etmekteler. Nebatiye göre “dar gelirliler hariç herkes kar etmektedir”. Mutlu bir azınlık yaratmışlar. Zengini daha zengin, toplumun büyük kısmı ise her geçen gün daha da fakirleşmiştir.  Sebze, meyveyi taneyle, dilimle karpuzu, kaşıkla salçayı, bardakla yağı, askıda ekmeği/simidi/faturayı, boş tostu/dürümü/ baklavayı AKMHP iktidarında gördük. Döviz, altın, akaryakıt fiyatlarına her gün zam yapılmakta, tüm temel ihtiyaç maddelerine, tüketim malzemelerine ulaşmak her gün biraz daha zorlaşmaktadır. Ülkede gün yok ki vahim bir haber olmasın…. -              Enflasyon gibi her tür rakamlarla oynayan, itibarı kalmayan TUİK; basın yayında hükümetin sopası haline gelen RTÜK gibi kurumlar, -              Uyuşturucu çete ve baronları, SADAT gibi paramiliter örgütler, suç dosyaları oldukça kabarık olan dini kisve altında yapılanmış örgütler, kara paracılar, her tür mafya, dolandırıcılar, suç odaklarıyla yolu kesişen bakanlar, vekiller, iktidar ortakları artık gizlenememektedir. 2021 yılında Küresel suç endeksinde dünyada 12 nci, Avrupada 1 inci sıradayız. -              Giderlerse gitsin dedikleri doktorlar, her meslekte yetişen üretken beyinler yurdu terk etmek zorunda bırakılmıştır. Meslek insanları, örgütleri, gerçek sendikalar, stk.lar hedef haline getirilip itibarsızlaştırılmaya çalışılmıştır. -              Muhalif basın yayın, kurum ve kuruluşlarına haksız ve hukuksuzca saldırılmakta, gazeteciler ve yazarlar tehdit edilmekte, hapis cezasıyla sindirilmekte, gerçeklerin haberleştirilmesi engellenmekte, toplumun tüm muhalif kesimlerine de bu yolla gözdağı verilmektedir. -              Ülkenin birliğini sağlamakla mükellef, 1150 odalı sarayında yaşayan Cumhurbaşkanı, her gün basın yayın organlarında, söylemlerinde kendine biat etmeyen her kesim için ayrıştırıcı, bölücü, hakaret ve küfür içeren söylemlerde, iftira ve karalamalarda bulunmaktadır. -              Türgev, Ensar, Türken gibi saray eşrafına ve yakınlarına ait olan dernek ve vakıflara  aktarılan trilyonlarca para…..Kamuya ait arazi ve yapıların kılıfına uydurularak buralara devredilmesi, yurt dışında mal mülk edinen saray eşrafı, oralarda vatandaşlık alanlar, kaçacakları iddiasına ciddi itirazı bile olamayanlar ülkeyi  yönetememektedirler. -              Atatürk Havalimanı, Ayasofya talan edilmiştir. Milli servet yok edilmektedir. Madenler, fabrikalar, yeraltı yerüstü her kaynağımız yabancılara, beşli çetelere, yandaşlara peşkeş çekilmektedir. -              Katarlar, Araplar başta olmak üzere ülkede birçok arazilerin, emlakların, yapıların peşkeş çekilmesi, milli güvenlik sorunu haline gelmiştir. Yurt mülteci istilasına uğramış, yol geçen hanı, elini kolunu sallayarak girenlerin cirit attığı, silahlı silahsız ama sorgusuz, kayıtsız geldikleri bilinmekte ancak her nedense!! Göz yumulmaktadır. -              Yasaklanan festivaller, sanat gösterileri, konserler, etkinlikler; aşağılanan sanatçılar…. -              İstanbul İl başkanımız hukuksuz bir şekilde ceza almış, siyaset yapması engellenmeye çalışılmıştır sırf korktukları, yenemedikleri için. Belediye başkanlarımız sürekli her yolla taciz edilmekte, hizmetleri engellenmekte, halka hizmet vermelerinin yolu halka rağmen kesilmeye çalışılmaktadır. -              Savaşta olan ülkelerden daha yoksuluz, enflasyonumuz onlardan daha yüksek, bu ülkelerden buğday, patates,….. ürün alıyoruz. -              Kadın/çocuk cinayet, taciz ve tecavüzleri, intiharlar, hastalıklarda artış, sağlık/eğitim/hukuk hizmetlerine ulaşamama, daha en temel ihtiyaç olan açlık sorununun halen giderilememesi, barınamama, küresel kıtlık tehdidine rağmen taşından ot fışkıran ülkemizde tarımın, hayvancılığın bilinçli olarak bitirilmesi, istihdam yaratılamadığı gibi işsizliği artıran liyakatsizce politikalar ve hamleler, sanatsal/kültürel/edebi insana dair her iyi ve güzel olandan mahrum bırakılmak, çağdaş/bilimsel eğitimin yerinin gerici, sömürüye açık, daha da çok karanlığa çeken ellere teslim edilmesi ve tüm bunların sistematik olarak yapılması, iktidarın kesinlikle ülkeyi yönetme yetisini kaybettiklerini göstermektedir. Huzur, barış, demokrasi, adaletin olduğu bir ülke istiyoruz. Üreten, kendine yetmekten öte ihraç eden, çağdaş, her tür insan kaynağının liyakatle görev yaptığı, aydınlık yarınları inşa edeceğimiz, tüm renklerimizle bir arada kardeşçe yaşayacağımız günler uzak değil. Tek adam dönemi bitecek. Sorgulayan, sözünü özgürce söyleyen, her tür hizmetin en kalitelisine kolayca erişebilen, korkmayan, hukuka yeniden güvenen, gelecek kaygısı olmayan umutlu, mutlu bir ülkeyi yeniden yaşayacağız, yaşatacağız…Hep beraber… Nazım Hikmetin dediği gibi “Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın, yok edin insanın insana kulluğunu, bu davet bizim.” Hepinizi bu karanlık gidişata karşı dik durmaya, sandıklarda hesap sormaya, daha güzel aydınlık bir gelecek için omuz omuza mücadele vermeye çağırıyoruz. Düşüncesini ifade etti diye hapse atılan kişileri ya da düşüncesinden ötürü kimsenin hapse atılmasını istemiyorsanız BİZE katılın. Çiftçi yurttaşlarımız gübre ve mazot zamlarından şikayetçi iseniz, ürününüz değerinde alınmasını, istiyorsanız BİZE katılın. Emekli yurttaşlarımız, maaşımız yetmiyor, alım gücümüz azaldı, zamlar belimizi büktü yeter artık diyorsanız BİZE katılın.  Aydınlık günlere kavuşmamıza az kaldı. Yaşasın CUMHURİYET Yaşasın TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE YEREL SİYASETTE İKTİDARIN İLÇE BAŞKANINA BİRAZDA DEĞİNMEK İSTİYORUM VE SORUYORUM -31 mart Yerel seçimlerinde kapıların altından sahte tapu dağıtınız, Nisanın ilk haftasında tapu hazır dediniz,3 yıl 3 Nisan geçti hala tapu yok ortada. Soruyorum şimdi Cem evinin tapusu nerde? -Hastane temelini attık dediniz hafriyatını yapıp bıraktınız. Müthait kaçtı gitti sizin zamlarınıza dayanamadı. Şimdi soruyorum Hastane ne zaman bitecek? -Didim’e yapılan hizmetleri küçümsüyerek, Didime değer katacak AMFİ tiyatroya beton yığını diyorsun. Eğer oraya amfi tiyatro yapılmasa idi şimdi yandaşlarınıza peşkeş çekip kottan alıp 10 katlı otel yaptıracaktınız. -Didim gençlik merkezi atıl durumda iken inşaatı bitirildi, halka hizmete sunuldu. -Tüm ülkeyi saran iklim değişikliğinden dolayı aşırı yağışlarda oluşan sel felaketlerine geçmiş olsun dileklerinde bulunacağına, Aydın Büyük Şehir Belediyesinin alt yapı yatırımlarına atıfta bulunuyorsun. - DİDİM Otobüs terminali için yer tahsisi istedik vereceğiz dediniz hala bekliyoruz. Yer tahsisini bugün verin hemen başlayalım. -Taşburun balıkçı barınağının 200 metre yolunu yaptınız, çok büyük bir hizmet gibi yaygara yaptınız, ancak taşburun balıkçıları şu an zor durumda çünkü yandaş firmalar devreye girerek taşburun limanını 50 yıldır evlerine ekmek götüren, balıkçı emekçi kardeşlerimizin elinden alıyorlar.Neden ihaleye çıkardınız.         Hadi hatalarınızı,yanlışlarınızı,eksiklerinizi, şikayete konu olacak her birşeyi bizlerden duymak zorunuza gidiyor.Peki Halka karışabiliyormusunuz? Nasıl olduklarını soruyormusunuz? Esnafı gezebiliyormusunzu?         Bunun cevabını tabiki biz hepimiz biliyoruz.Klavyenizin başından kalın ve yarattığınız karanlığa bakın. Zaten korkunuz da bu? Peki Aynaya bakabiliyormusun? Vicdanınız rahat mı?" dedi. HÜRAYDIN HABER
"Bugün ülkemiz, mevcut iktidarın 20 yıldır liyakatsizlikle, hasımane duygularla, çağa uymayan akıl ve bilim dışı politikalarla, milli ve dini duyguların istismarıyla, ayrıştırıp ötekileştirmeyle, temel hak ve hürriyetlerin kısıtlanmasıyla, dünyadan kopuk ve asla kabul edilemeyecek saldırganca izledikleri dış politikalarla….Tam bir kaos ve çöküş yaşamaktadır.

YÖNETEMİYORSUNUZ. DERHAL SEÇİM

CHP Didim İlçe Başkanlığı Pahalılığı protesto eden basın açıklaması yaptı.

CHP İlçe Binası önünde gerçekleştirilen Basın açıklamasına Didim Belediye Başkanı A. Deniz Atabay, Başkan Yar. Yusuf Deveci, Zeynel Şener, CHP İl Yöneticilerinden bazıları, CHP Meclis Üyeleri, İlçe Kadın Kolları, Gençlik Kolları ve ellerinde Hükümeti protesto eden yazıların olduğu pankartlarla çok sayıda Didimli katıldı.

Basın açıklamasını yapan İlçe Başkanı Koçak'ın konuşması, sık sık vatandaşlar tarafından atılan sloganlar ve alkışlarla aralandı.

CHP İlçe Başkanı Nurettin Koçak yaptığı basın açıklamasında;

"Bugün ülkemiz, mevcut iktidarın 20 yıldır liyakatsizlikle, hasımane duygularla, çağa uymayan akıl ve bilim dışı politikalarla, milli ve dini duyguların istismarıyla, ayrıştırıp ötekileştirmeyle, temel hak ve hürriyetlerin kısıtlanmasıyla, dünyadan kopuk ve asla kabul edilemeyecek saldırganca izledikleri dış politikalarla….Tam bir kaos ve çöküş yaşamaktadır. Ülke, parti devleti haline getirilmiştir.

Yerli ve milli edebiyatlarıyla Cumhuriyetin tüm kazanımları bir bir satılmış, peşkeş çekilmiş, yok edilmiş, parçalanmış, havası/suyu/toprağı/ tüm doğası talan edilmiş, zehirlenmiş, geleceğe dair hiçbir şey var edilememiştir.

Köylüsü, çiftçisi, esnafı, memuru, işçisi, emeklisi, işsizi, öğrencisi, kadını, çocukları, yaşlısı, genci…..aslında ülkede yaşayan herkes mutsuz, yalnız, güvensiz, çaresiz ve gittikçe tükenmekteler, isyan etmekteler. Nebatiye göre “dar gelirliler hariç herkes kar etmektedir”. Mutlu bir azınlık yaratmışlar. Zengini daha zengin, toplumun büyük kısmı ise her geçen gün daha da fakirleşmiştir.

 Sebze, meyveyi taneyle, dilimle karpuzu, kaşıkla salçayı, bardakla yağı, askıda ekmeği/simidi/faturayı, boş tostu/dürümü/ baklavayı AKMHP iktidarında gördük. Döviz, altın, akaryakıt fiyatlarına her gün zam yapılmakta, tüm temel ihtiyaç maddelerine, tüketim malzemelerine ulaşmak her gün biraz daha zorlaşmaktadır.

Ülkede gün yok ki vahim bir haber olmasın….

-              Enflasyon gibi her tür rakamlarla oynayan, itibarı kalmayan TUİK; basın yayında hükümetin sopası haline gelen RTÜK gibi kurumlar,

-              Uyuşturucu çete ve baronları, SADAT gibi paramiliter örgütler, suç dosyaları oldukça kabarık olan dini kisve altında yapılanmış örgütler, kara paracılar, her tür mafya, dolandırıcılar, suç odaklarıyla yolu kesişen bakanlar, vekiller, iktidar ortakları artık gizlenememektedir. 2021 yılında Küresel suç endeksinde dünyada 12 nci, Avrupada 1 inci sıradayız.

-              Giderlerse gitsin dedikleri doktorlar, her meslekte yetişen üretken beyinler yurdu terk etmek zorunda bırakılmıştır. Meslek insanları, örgütleri, gerçek sendikalar, stk.lar hedef haline getirilip itibarsızlaştırılmaya çalışılmıştır.

-              Muhalif basın yayın, kurum ve kuruluşlarına haksız ve hukuksuzca saldırılmakta, gazeteciler ve yazarlar tehdit edilmekte, hapis cezasıyla sindirilmekte, gerçeklerin haberleştirilmesi engellenmekte, toplumun tüm muhalif kesimlerine de bu yolla gözdağı verilmektedir.

-              Ülkenin birliğini sağlamakla mükellef, 1150 odalı sarayında yaşayan Cumhurbaşkanı, her gün basın yayın organlarında, söylemlerinde kendine biat etmeyen her kesim için ayrıştırıcı, bölücü, hakaret ve küfür içeren söylemlerde, iftira ve karalamalarda bulunmaktadır.

-              Türgev, Ensar, Türken gibi saray eşrafına ve yakınlarına ait olan dernek ve vakıflara  aktarılan trilyonlarca para…..Kamuya ait arazi ve yapıların kılıfına uydurularak buralara devredilmesi, yurt dışında mal mülk edinen saray eşrafı, oralarda vatandaşlık alanlar, kaçacakları iddiasına ciddi itirazı bile olamayanlar ülkeyi  yönetememektedirler.

-              Atatürk Havalimanı, Ayasofya talan edilmiştir. Milli servet yok edilmektedir. Madenler, fabrikalar, yeraltı yerüstü her kaynağımız yabancılara, beşli çetelere, yandaşlara peşkeş çekilmektedir.

-              Katarlar, Araplar başta olmak üzere ülkede birçok arazilerin, emlakların, yapıların peşkeş çekilmesi, milli güvenlik sorunu haline gelmiştir. Yurt mülteci istilasına uğramış, yol geçen hanı, elini kolunu sallayarak girenlerin cirit attığı, silahlı silahsız ama sorgusuz, kayıtsız geldikleri bilinmekte ancak her nedense!! Göz yumulmaktadır.

-              Yasaklanan festivaller, sanat gösterileri, konserler, etkinlikler; aşağılanan sanatçılar….

-              İstanbul İl başkanımız hukuksuz bir şekilde ceza almış, siyaset yapması engellenmeye çalışılmıştır sırf korktukları, yenemedikleri için. Belediye başkanlarımız sürekli her yolla taciz edilmekte, hizmetleri engellenmekte, halka hizmet vermelerinin yolu halka rağmen kesilmeye çalışılmaktadır.

-              Savaşta olan ülkelerden daha yoksuluz, enflasyonumuz onlardan daha yüksek, bu ülkelerden buğday, patates,….. ürün alıyoruz.

-              Kadın/çocuk cinayet, taciz ve tecavüzleri, intiharlar, hastalıklarda artış, sağlık/eğitim/hukuk hizmetlerine ulaşamama, daha en temel ihtiyaç olan açlık sorununun halen giderilememesi, barınamama, küresel kıtlık tehdidine rağmen taşından ot fışkıran ülkemizde tarımın, hayvancılığın bilinçli olarak bitirilmesi, istihdam yaratılamadığı gibi işsizliği artıran liyakatsizce politikalar ve hamleler, sanatsal/kültürel/edebi insana dair her iyi ve güzel olandan mahrum bırakılmak, çağdaş/bilimsel eğitimin yerinin gerici, sömürüye açık, daha da çok karanlığa çeken ellere teslim edilmesi ve tüm bunların sistematik olarak yapılması, iktidarın kesinlikle ülkeyi yönetme yetisini kaybettiklerini göstermektedir.

Huzur, barış, demokrasi, adaletin olduğu bir ülke istiyoruz. Üreten, kendine yetmekten öte ihraç eden, çağdaş, her tür insan kaynağının liyakatle görev yaptığı, aydınlık yarınları inşa edeceğimiz, tüm renklerimizle bir arada kardeşçe yaşayacağımız günler uzak değil. Tek adam dönemi bitecek. Sorgulayan, sözünü özgürce söyleyen, her tür hizmetin en kalitelisine kolayca erişebilen, korkmayan, hukuka yeniden güvenen, gelecek kaygısı olmayan umutlu, mutlu bir ülkeyi yeniden yaşayacağız, yaşatacağız…Hep beraber…

Nazım Hikmetin dediği gibi “Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın, yok edin insanın insana kulluğunu, bu davet bizim.”

Hepinizi bu karanlık gidişata karşı dik durmaya, sandıklarda hesap sormaya, daha güzel aydınlık bir gelecek için omuz omuza mücadele vermeye çağırıyoruz.

Düşüncesini ifade etti diye hapse atılan kişileri ya da düşüncesinden ötürü kimsenin hapse atılmasını istemiyorsanız BİZE katılın.

Çiftçi yurttaşlarımız gübre ve mazot zamlarından şikayetçi iseniz, ürününüz değerinde alınmasını, istiyorsanız BİZE katılın.

Emekli yurttaşlarımız, maaşımız yetmiyor, alım gücümüz azaldı, zamlar belimizi büktü yeter artık diyorsanız BİZE katılın.

 Aydınlık günlere kavuşmamıza az kaldı.

Yaşasın CUMHURİYET

Yaşasın TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE

YEREL SİYASETTE İKTİDARIN İLÇE BAŞKANINA BİRAZDA DEĞİNMEK İSTİYORUM VE SORUYORUM

-31 mart Yerel seçimlerinde kapıların altından sahte tapu dağıtınız, Nisanın ilk haftasında tapu hazır dediniz,3 yıl 3 Nisan geçti hala tapu yok ortada. Soruyorum şimdi Cem evinin tapusu nerde?

-Hastane temelini attık dediniz hafriyatını yapıp bıraktınız. Müthait kaçtı gitti sizin zamlarınıza dayanamadı. Şimdi soruyorum Hastane ne zaman bitecek?

-Didim’e yapılan hizmetleri küçümsüyerek, Didime değer katacak AMFİ tiyatroya beton yığını diyorsun. Eğer oraya amfi tiyatro yapılmasa idi şimdi yandaşlarınıza peşkeş çekip kottan alıp 10 katlı otel yaptıracaktınız.

-Didim gençlik merkezi atıl durumda iken inşaatı bitirildi, halka hizmete sunuldu.

-Tüm ülkeyi saran iklim değişikliğinden dolayı aşırı yağışlarda oluşan sel felaketlerine geçmiş olsun dileklerinde bulunacağına, Aydın Büyük Şehir Belediyesinin alt yapı yatırımlarına atıfta bulunuyorsun.

- DİDİM Otobüs terminali için yer tahsisi istedik vereceğiz dediniz hala bekliyoruz. Yer tahsisini bugün verin hemen başlayalım.

-Taşburun balıkçı barınağının 200 metre yolunu yaptınız, çok büyük bir hizmet gibi yaygara yaptınız, ancak taşburun balıkçıları şu an zor durumda çünkü yandaş firmalar devreye girerek taşburun limanını 50 yıldır evlerine ekmek götüren, balıkçı emekçi kardeşlerimizin elinden alıyorlar.Neden ihaleye çıkardınız.

        Hadi hatalarınızı,yanlışlarınızı,eksiklerinizi, şikayete konu olacak her birşeyi bizlerden duymak zorunuza gidiyor.Peki Halka karışabiliyormusunuz? Nasıl olduklarını soruyormusunuz? Esnafı gezebiliyormusunzu?

        Bunun cevabını tabiki biz hepimiz biliyoruz.Klavyenizin başından kalın ve yarattığınız karanlığa bakın. Zaten korkunuz da bu? Peki Aynaya bakabiliyormusun? Vicdanınız rahat mı?" dedi.

HÜRAYDIN HABER

Aydın HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve huraydingazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.